Herkes Aynı Dili Konuşuyor

O sabah, haftanın diğer günlerinde olduğu gibi, alarmı 15 dakika erteleyerek ve zar zor, bezgin bir şekilde sıradan bir güne uyandım. Mutsuzluğum yüzümden kolayca okunuyordu. Kalktım, kıyafetlerimi giyindim ve mutfağa güçlükle yürüyüp kahvaltı etmeye başladım. Biraz video izlemek istedim. Bu yüzden telefonumu açıp videolar arasında gezinmeye başladım ancak daha ilk videoda garip bir şey fark ettim. Yabancı olduğunu bildiğim bir içerik üreticisi akıcı bir şekilde Türkçe konuşuyordu. Videonun yayın tarihine baktım, bugün paylaşılmıştı. Şaşkınlıkla eski videolarına göz attım. Önceki videolarında İngilizce konuşuyordu. Gerçekten çok şaşırmıştım.

  Okula gitmek için arabaya bindiğimde radyoyu açtım. Haberlerde duyduğum şey, tüm şaşkınlığımı açıklıyordu: O günden itibaren tüm dünya Türkçe konuşacaktı. Yani bir bakıma dünyanın ortak dili Türkçe olmuştu. Bu haberi ilk duyduğumda bunun iyi bir şey olacağını düşündüm çünkü dil engelleri ortadan kalkacak ve iletişim kolaylaşacaktı ancak sonra bir milletin dilinin, o milletin kültürel kimliğini yansıttığını hatırladım.

  Bir milletin dili, o milletin geçmişini ve kültürünü içinde barındırır. Tüm dünyanın Türkçe konuşması, diğer kültürlerin önemli bir unsurunun ortadan kalkması anlamına gelebilirdi. O anda bunun aslında sanıldığı kadar iyi bir durum olmayabileceğini anladım.

 

(Visited 2 times, 1 visits today)