İnsan genetiğine müdahale etmek bilimin doğal bir ilerleyişi midir, yoksa etik bir sınır ihlali mi? Bence insan genetiğine müdahale etmek, günümüz biliminin en tartışmalı sınırlarından biridir. Bu gelişme bir yandan sağlık alanında doğal bir ilerleyiş olarak görülebilirken beraberinde getirdiği büyük riskler nedeniyle ciddi bir etik ihlal olarak da değerlendirilebilir.
Bilimsel açıdan bakıldığında DNA kaynaklı hastalıkların tamamen ortadan kaldırılması ve gelecek nesillerin genetik hastalıklardan korunması insanlık için önemli bir adımdır. Örneğin bir bebeğin ağır ve yaşamı tehdit eden bir hastalıkla doğmasını engelleyebilecek genetik bir müdahale imkânı varsa bunun kullanılması sağlık açısından büyük bir kazanım sağlayabilir. Hücre veya gen düzeyinde yapılacak düzenlemeler, bebeğin sağlıklı doğmasına yardımcı olabilir ancak aynı müdahale, genetik sınırların aşılması anlamına da gelebilir. Bu durum insanlığa önemli katkılar sunsa da insan doğasının yapay müdahalelerle değiştirilmesi bazı kaygıları beraberinde getirir. Çünkü doğal olan bir yapıya dışarıdan bilinçli bir müdahalede bulunuyoruz. Bir insanın zekâsı, boyu, göz ya da saç rengi gibi genetik özellikleri tasarlanmaya ve isteğe göre değiştirilmeye başlanırsa insanlık doğallıktan uzaklaşarak adeta “tasarlanabilir” bir ürüne dönüşebilir.Bu da toplumda ayrımcılığa, eşitsizliğe ve insanların sınıflara ayrılmasına yol açabilir. Genetik olarak “geliştirilmiş” bireylerle diğerleri arasında sosyal uçurumlar oluşabilir ve bu durum ciddi toplumsal sorunlara neden olabilir.
Sonuç olarak insan genetiğine müdahale etmek bazı yönleriyle büyük bir iyilik potansiyeli taşırken başka yönleriyle de ciddi etik riskler barındırır. Bu nedenle konu ne tamamen doğru ne de tamamen yanlıştır, asıl önemli olan bu gücün hangi sınırlar içinde ve hangi amaçlarla kullanılacağıdır.
