Soğuk bir kış günüydü. Okula gitmek için erkenden uyanmıştım. Hava soğuk olduğu için üstümü sıkıca giyinip okul servisinin gelmesini beklemeye başladım.
Uzun süre beklememe rağmen servis beni almaya hâlâ gelmemişti. Çok üşüyordum ve endişelenmeye başlamıştım. Tam içeri girecekken bir araç kapımın önünde durdu, fakat bu benim bineceğim servis değildi. Aracın içinde Almanya’dan gelen öğretmenimiz de vardı ve bana Türkçe konuşarak içeri girmemi söylüyordu. Ancak bir sorun vardı, Almanya’dan gelen öğretmenimiz Türkçe bilmiyordu. İlk başlarda önemsemedim fakat telefona bakmaya başladığım sırada her zaman İngilizce haber sunan bir kanalın bugün Türkçe bir şekilde haber sunduğunu fark ettim. Başka bir programda ise Türkçe bilmeyen yabancı bir sanatçı yine bizim dilimizde röportaj veriyordu. Bu durum git gide tuhaflaşmaya başlamıştı. Sonradan öğrendiğime göre artık herkes aynı dili konuşuyordu, yani Türkçe konuşuyorlardı. Zaman içinde bu durum çoğu kişiye kolaylık sağlamıştı. Artık farklı milletlerden insanlarla iletişim kurup arkadaş olabilmek çok daha kolaydı. Ayrıca yurt dışıyla bağlantılı işlerde çalışan insanlar için de büyük bir avantaj sağlamıştı. Ben de bu sayede pek çok yeni dost edinmiştim.
Kısacası herkesin aynı dili konuşuyor olması dünyayı genel olarak iyi etkilemişti, özellikle de arkadaşlık ilişkileri ve iş bağlantıları konusunda yaşanan gelişmelerden herkes memnundu. Dil konusunda yaşanan küçük bir değişiklik bile dünyayı ve insanları çok büyük ölçüde etkilemişti.
