Doğanın Sınırlarını Zorlamak

İnsanlık, geçmişten günümüze kadar sürekli olarak kendini geliştirme çabası içindedir. Bu nedenle insanlarda kusur olarak görülen özelliklerin ortadan kaldırılması her zaman gündemde olmuştur. Son yıllardaki teknolojik gelişmelerle insanların genetik yapısını değiştirmek mümkün olmaya başlıyor ancak herkes aynı görüşte değil. Bazı insanlar gelişen teknoloji ile birlikte insanların genetik yapısını değiştirmeyi devrim niteliğinde bir gelişme olarak nitelendiriyor ama bazı insanlar bu durumu insanlığın kendi kendini yok etmesi olarak tanımlıyor.

 

İnsan genetiğini değiştirme çalışmalarının pozitif yönlerine bakarsak en önemli hedefin kalıtsal hastalıklara çözüm bulmak olduğunu net bir şekilde görebiliriz. Günümüzde down sendromu, otizim ve benzeri gibi kalıtsal hastalıkların tedavisi bulunmadığından genetik bilimi bu konuda tek çare konumunda. Bilim insanları kalıtsal hastalıkları olan bireylerin hastalıklı genlerini onararak insanları tedavi edebileceklerini düşünüyor. Bu sebeple bilim insanları durmadan çalışmaya devam ediyor. Yapılan çalışmaların bazıları ise gerçekten umut verici. Durum böyle iken bilim insanları genetik bilimindeki gelişmeleri bilimin doğal ilerleyişi olarak nitelendiriyor. Genetik bilimi potansiyeli fazla bir bilim dalı olduğu için bazı insanlar bu alana daha çok fon sağlanması gerektiğini düşünüyor. Sağlanacak fonlar ile genetik biliminin daha çok gelişeceğine inanan bir gurup bilim insanı da var.

 

Genetik biliminin büyük bir potansiyeli olmasına rağmen potansiyelini gerçekleştirmesi için çok büyük miktarlarda para gerekiyor. Yapılacak çalışmalar için üst düzey aletler ve laboratuvarlar da gerekiyor. Bazı insanlar bu kadar masraf yapmak yerine başka alanlara yatırım yapılması gerektiğine inanıyor. Genetik biliminin maliyetli olmasının yanında etik tartışmaları da mevcut. İnsanların sahip olduğu özelliklere müdahale etmenin karmaşalara neden olma riski var. En ufak bir hatada bir insanın hayatı mahvolabilir. Ayrıca bu teknoloji yanlış kişilerin eline geçerse adeta insanların yazılım kodlarıyla oynayarak istedikleri bir yaratığa dönüştürmesine sebep olabilir. Genetik bilimi diğer bilim dallarına göre daha yeni bir bilim dalı olduğu için riskleri tam anlamıyla bilinemiyor. Yapılacak çalışmalar uzun vadeli olduğundan bu çalışmalardan anında sonuç almak zor olabilir. Çözülmesi zor olan başka bir konu da yapılacak çalışmaların nasıl test edilebileceği. Çalışmaların insanlara uygulanmadan önce başka bir canlıda denenmesi şart ve bu çalışmaların neyin üstünde deneneceği belli değil.

 

Sonuç olarak genetik bilimi yeni bir bilim dalı ve gelişmesi için biraz zamana ihtiyacı var. Yapılan çalışmaları hemen insanların üstüne denemek yerine süreç boyunca daha sakin ve temkinli olmak en iyi şey olacaktır. İnsanlığın gelişmesi için bazı risklerin alınması lazım ve genetik bilimi bu yönde büyük bir potansiyele sahip, ancak çalışmaların kimler tarafından hangi şartlar altında yapılabileceği konusunda ciddi kanunların olması gerekecektir. Aksi takdirde komplikasyonlar ve kötüye kullanım gibi negatif sonuçların yaşanması riski ile karşı karşıyayız. Kötü sonuçların risklerinin eğitimi okullarda verilmesi bu sorunun çözümü olabilir. Geçmişte yaşamış bilim insanları riskler almasalardı şimdi keyfini sürdüğümüz rahata, sağlığa, teknolojiye sahip olamazdık. Bu sebepten dolayı gelecek içinde insanların genetiğini belli sınırlar ve kurallar içinde değiştirmenin bilimin doğal gelişim süreci olduğunu düşünüyorum. İnsanoğlunun tarih boyunca karşılaştığı diğer zorluklarla başa çıktığı gibi bu alanda da başarılı olacağından hiç şüphem yok.

 

 

(Visited 3 times, 1 visits today)