Başarıya Nasıl Ulaşılır?

Bu dünyada kim olursa olsun başarılı olmak ister. Peki başarı nedir ve neden herkes için onu elde etmek  önemlidir? Başarıyı hedeflemenin birçok sebebi olabilir: para , şöhret , zevk ; belki de diğer insanlardan onay. Tanımına gelinecek olursa, kağıt üstünde bir işi belli bir zamanda ve istenilen şekilde tamamlamaktır. Ancak gerçek anlamına ulaşmak için aranılması gereken kelimeler “istenilen şekilde” ifadesindedir. Başarı denilen kavram, işin özünde insanların birbirlerine imrenmesinden açığa çıkmış bir söylemdir. Bir görevi, başkalarının uygun gördüğü zamanda ve beğendiği şekilde yapabilmektir başarı. Bir sınavdan yüksek not alarak insanların gözüne girmek, bir terfi alıp tanıdıklara övülmek, çevredeki bireyler tarafından saygı duyulmak; çocuğun kırılan oyuncağını tamir edip yüzünün tekrar güldüğünü görmek, emek verilen evladın iyi yerlere gelebildiğini görmektir başarı. Velakin aralığı bu kadar geniş, neredeyse her konuya hitap edebilecek bu başarıyı elde etmenin kolay olmayacağı bir gerçektir.

Başarı denince günümüzde akla gelen sözcüklerden biri konfor alanıdır. Sözlük anlamı, bir bireyin kendini rahat ve güvende hissettiği, aşina olduğu fiziksel, duygusal ve zihinsel sınırların belirlendiği bir alan olup aslında hepimizin hayatlarının olmazsa olmazıdır. İnsanın doğasıdır adeta, zira geçmişte bile aç kalmadıkça sıcacık mağaralarından çıkmamıştır insanlar. Çünkü insan geleceği bilmek ister, bundan sonra neler olacağının farkında olmak insana rahatlama hissi verir. Bilinmezlikten kaçar ,anlamadığı şeyler korkutur insanı. Hatta çoğu bilim dalı, bu bilinmezliği yok etmek amacıyla ortaya çıkmıştır.

Tabii artık antik çağlarda olmadığımızdan onlar ile koşullarımız biraz farklı olsa da eski insanlar bile ,zor yoldan anlamış olsalar da, konfor alanlarından çıkıp yemek bulmazsa aç kalıp acı çekerek can vereceklerinin farkında olmuşlardır. Hayatta kalma içgüdüsünün dürtüleri harekete geçirirdi insanı o zamanlar. Bugün atıl vaziyette bile yaşamı sürdürebilmek mümkündür maalesef. Bu yüzden diledikleri yaşamların o sıcacık yataklarından çok uzakta olduğunu anlamakta güçlük çekilir.

Bu konuda başarıyla kelimenin tam anlamıyla zıt düşen “armut piş ağızıma düş” deyimi fazlasıyla niteleyicidir. Başarı asla gözlerin önünde değildir; her zaman kat edilmesi gereken bir mesafe, yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk söz konusudur. Ve sadece yenilse de pes etmeyen, düşünce kaç sefer olursa olsun kalkmasını bilen, yol ne kadar uzak görünse de o yolu yürümedikçe hiçbir yere gidilemeyeceğinin farkında olan ve hedefini azimle kovalayan elde eder başarıyı. Elde etmeye hak kazanır doğrusu. Çünkü insanlar tarafından saygı duyulmak için gerçekten herkesin tenezzül edemeyeceği işler yapmak gerekir.

Uzun lafın kısası, konfor alanı her ne kadar “konforlu” olsa da durulan yerden hiçbir yere gitmemek, geceleri rüyalarıyla uykuya dalınan hayatı yaşamak için adeta ilk merdiven basamağı olan “başlamak” eylemini gerçekleştirememek ; fiili olarak küçük olsa da, manası büyük adımları “bacağım ağrıyor” deyip atmamaktır. Konfor alanını yenip özgürce yaşayanları hiç kimse zincire vuramaz, başarılı olmalarını engelleyemezler. Koltukta pineklemek ne kadar iyi hissettirse de bu taşlı yolun sonundaki başarının vereceği hazın, rahatlığın ve hürriyetin farkında olanların kaderinde altın harfler ile yazılır “başarı”.

(Visited 5 times, 1 visits today)