Konfor alanı en basit anlamıyla rutin davranışlara ve düşüncelere yönelik hareketleri uygulamaktır. Konforlu bir alanının içinde bulunmak hayatın sıradan akışının bir parçasıdır. Her insanın kendine has, uygularken kendini güvende hissettiği bir rutini vardır. Son zamanlarda sıkça tartışılan bir konu ise başarıya, alışkın olduğumuz düzene uyarak mı yoksa düzenin dışına çıkarak mı ulaşırız? sorusudur. Neredeyse her insanın elde etmek istediği kavramların başında başarı gelir. Başarı kişiden kişiye değişebilen bir kavramdır. Kimine göre bir etkinlikten katılım sertifikası almak bile bir başarıyken kimisi için bu hayal kırıklığından başka bir şey değildir.
Başarıya konfor alanından çıkmadan nasıl ulaşabileceğimize bakacak olursak her gün rutin olarak kitap okuyan veya düzenli ders çalışan biri için başarıya ulaşmak çok da zor bir şey olamamalıdır. Sonuç olarak akademik bir çalışma tarzını yaşam biçiminin bir parçası haline getirebilmişse bu insan başarıya kolayca ulaşabilir. Fakat spor alanında bir yere ulaşmak isteniyorsa ve günlük yaşam biçimimizde spora dair bir şey yoksa maalesef ki bu alanda başarıya ulaşmak için konfor alanımızın dışına çıkmamız gerekir.
Başka bir perspektifte ise başarıya konfor alanın dışına çıkılarak daha kolay ulaşılır. Bunun bir nedeni rutin dışına çıkmak insanı zorlar örneğin daha önce hiç yapmadığınız bir sporu yaparken doğal olarak ilk başta zorlanırsınız fakat o sporu rutin olarak yapan bir kişinin gözünde sizin zorlandığınız iş oldukça basittir. Bir başka nedense konfor alanından çıkmak düşünce yapımızı geliştirir. Daha önce hiç yapmadığınız çeşitli aktivitelere katılım, bunlar akademik ve sosyal şeklinde ikiye ayrılabilir, insana tecrübe kattığı için onları geliştirir. Örneğin daha önce hiç tatmadığınız bir yemeği tattığınızı düşünün veya günlük giyiminizi bir kenara bırakıp yeni tarzlar denediğinizi bunların hepsi alışılmışın dışına çıkmaktır yani aslında her bir yeni şey denediğinizde konfor alanınızın dışına çıkarsınız. Bu da insanın görüşü ve düşünce yapısını geliştirir. Geniş görüşlülüğe sahip olan insanlar yeniliklere açık olduklarından düz düşünen insanlara göre başarıya ulaşmaları daha kolaydır.
Günlük yaşam rutinlerinde hedeflediği başarı için çalışma yapan insanlar kendi konfor alanlarından çıkmadan da başarıya ulaşabilirken konfor alanından çıkıp kendine yeni düşünceler ve deneyimler katan insanların da hedeflerine ulaşması muhtemeldir. Sonuç olarak hem konfor alanında kalınarak hem de dışına çıkarak başarıya ulaşmak mümkündür fakat alışılmışın dışına çıkmak başarıya ulaşmadaki uzun yolu kısaltır.
