Bir sabah uyandığımda dışarıdan gelen sesler dikkatimi çekti. Sokakta bir karmaşa vardı. İnsanlar konuşuyor ama söylediklerini anlayamıyordum. Başta bunun bir rüya olduğunu düşündüm. Kendimi denemek için yüksek sesle konuşmaya başladım fakat kimse beni anlamadı.
En çok da annemin beni anlamaması beni şaşırttı. Ona bir şeyler söylemeye çalıştım ama yüzüme boş boş baktı. Sanki farklı bir dil konuşuyordum. O an, insanların aynı dili konuşmasının ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Eğer birbirimizi anlayamazsak, duygularımızı ve düşüncelerimizi paylaşmamız da mümkün olmazdı.
Bir süre yalnız kaldığımı hissettim. Herkes birbirini anlıyor ama kimse beni anlamıyordu. Bu durum beni hem şaşırttı hem de biraz korkuttu. Tam o sırada birden uyandım. Meğer hepsi bir rüyaymış.
Hemen annemin yanına gittim ve rüyamı anlattım. Beni anlayarak dinlemesi içimi rahatlattı. O gün okula giderken iletişimin ve ortak bir dil konuşmanın ne kadar değerli olduğunu düşündüm.
