Kelime Yağmuru

Bir gün okula gitmek için uyandığımda perdeleri açtım ve donup kaldım. Gökyüzünden yağmur yerine kelimeler yağıyordu. Bazıları yeşil, bazıları kırmızıydı. Havada süzülerek yere iniyor, kaldırıma çarpınca kayboluyorlardı. İçimden “Galiba bir oyunun içindeyim,” diye geçirdim. Yeşiller can veriyor, kırmızılar can götürüyor olmalıydı.

Hızla hazırlandım, çantamı alıp dışarı çıktım. Ekran görür gibi hissediyordum, sanki görünmez bir yerde “100 can” yazıyordu. Yeşil kelimelere doğru koşuyor, kırmızılardan kaçıyordum. Tam kurtuldum derken bir kırmızı kelime bana çarptı: “Yenilgi” Bir anda canım 100’den 75’e düştü. Çok güçlü bir darbeydi.

Az ileride parlak bir yeşil kelime gördüm: “Galibiyet.” Hemen altına koştum. Tam canım artacak derken bir tane daha “Yenilgi” çarptı ve 50 can kaybettim ama galibiyet kelimesinin altında durduğum için canım tekrar 75’e yükseldi. Demek ki doğru kelimelerin altında durmak önemliydi.

Etrafıma bakındım. Daha fazla can veren kelime bulmalıydım. O sırada gökten “Okul” kelimesi düştü ve yeşildi. Yanına gidince 10 can verdi. 85 canım olmuştu. Hemen arabaya atlayıp okula gittim.

Okulda çoğu kişinin canı tam değildi. 75, 80, 85… Herkes dikkatli adımlarla yürüyordu. Bir çocuk dikkatimi çekti, onun 150 canı vardı. Yanına gidip nasıl yaptığını sordum. Gülümsedi ve “Seviye atladım.” dedi.

O anda gözümün önünde bir “Ayarlar” simgesi belirdi. Dokundum. Seviyem 1 yazıyordu. Herkesinki 1’di ama o çocuk 2. seviyedeydi. “Seviye yükselt” butonuna tam basacakken her şey karardı.

Gözlerimi açtım. Kendi yatağımdaydım. Hepsi rüyaydı ama aklımda tek bir düşünce kaldı: Belki de gerçek hayatta da kelimeler canımızı artırıyor ya da azaltıyor. “Yenilgi” moralimizi düşürüyor, “Galibiyet” bizi ayağa kaldırıyor. Belki de seviye atlamak, doğru kelimeleri seçmeyi öğrenmektir.

(Visited 3 times, 1 visits today)