Duygular, tıpkı renkler gibi insanın iç dünyasını değiştirebilir; bazıları bizi mutlu ederken, bazıları içimizi daraltır.
Bence, duygular bir renk olsaydı mutluluk sarı olurdu. Örneğin, üzüntü mavi, utanç pembe, kızgınlık kırmızı, korku siyah ve tiksinti yeşil olurdu. Bu renkler, tıpkı duygular gibi farklı hisler uyandırır ve insanın ruh hâlini yansıtır.
Havanın durumu da duygularımızı etkileyebilir. Kara bir günde kendimi üzüntülü hissederken güneşli bir günde içim kıpır kıpır olur ve mutluluk hissederim.
Gün içindeki hâlim genellikle kıpır kıpırdır ve bunu beyaz renkle ifade ederim. Beyaz, parlaklığı ve sakinliğiyle beni yansıtır. Sakinliği mavi bir denize, heyecanı ise yeşile benzetirim. Zafer veya başarı anlarında hissettiğim mutluluk ise sarıya dönüşür; tıpkı bir kupa gibi parıldar.
Renkler ve duygular birbirine çok benzer; her renk bir duyguyu hatırlatır, her duygu da bir rengi çağrıştırır. Bu yüzden renkler, insanın iç dünyasının bir aynası gibi işlev görür ve duygularımızı anlamamıza yardımcı olur.
