DUYGULAR VE RENKLER

Duyguların renklerle anlaşıldığı o şehirde, duygularımızı saklamak mümkün değildi. O sabah Elif aynaya baktığında kendinin masmavi yansımasını gördü.

Dün gece ailesiyle ettiği kavga hakkında düşündükçe onu daha da üzmüş, kalbinde ağır bir üzüntü bırakmıştı. Kapıyı çekip çıktığında o eve bir daha adım atmak istemediğine emindi .Otobüste herkesin rengi canlıydı. Sarılar yüzündeki gülümsemeyle neşe saçıyor, turuncular ise koşuşturma içinde olan telaşlı insanların hepsinin telaşı yerine tatlı bir heyecan bırakıyordu. Elif’in üstündeki mat lacivert ise kalabalığın içinde çok göze batıyordu. İş yerine vardığında kapıyı açar açmaz gözleri kamaştı. Ofisin tavanında altın rengi süslemeler asılıydı, yerde pembe ve turuncu izler vardı. Dün burada bir kutlama yapıldığı belliydi. Masasına yürürken yanakları utançtan  mavi yerine mora dönüyordu .Tam çantasını bırakmıştı ki arkasından bir ses duydu. “İyi ki geldin!” Arkadaşları masaların arkasından çıkıverdi. Meğer dün onun için sürpriz hazırlamışlar ama o erken çıkınca plan bozulmuş. Bugüne ertelemişlerdi. Alkışlar yükselirken Elif’in üstündeki koyu renkler çözülmeye başladı. Önce açık maviye, sonra sıcacık bir sarıya dönüştü.

Akşam eve dönerken arkadaşlarının onu önemsediğini bildiği için çok mutluydu ve ailesine ettiği bir telefonla aralarındaki tüm sorunları çözdü. O günden sonra anladı ki duygular gelip geçiciydi.

(Visited 5 times, 1 visits today)