Habersiz Mesaj

  Ahmet, Ankara’da bir fabrikada çalışıyordu. Fabrikada yapılan çoğu şey normaldi, okullar için sıra üreten bir fabrikaydı ancak normal olmayan bir durum vardı. İş yeri her gün sabah 8’den akşam 5’e kadar çalışanların telefonlarını topluyordu. Bu uygulama, fabrikanın başka hiçbir şubesinde yoktu, sadece Ankara Çankaya fabrikasında uygulanıyordu. Bu telefon toplama uygulamasının mucidi ise fabrika müdürü Toprak’tı.

  Eğer Toprak’ın bunu yapma sebebinin gizliliği korumak olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kağıt üzerinde gerekçe öyle olsa da asıl amacı, çalışanların telefonlarını karıştırmaktı. Fabrikada sorulduğunda ise Toprak “İş yerinin performansını artırmak için.” diyordu. Ona karşı çıkanları işten atmakla tehdit ediyor, en ufak hatalarında veya performans düşüşlerinde çalışanları işten çıkarıyordu.

  Çalışanlar durumu fark etmişti, kilidi olmayan telefonlar hep %30 daha az şarjla geri geliyordu. Ahmet de bu durumdan mağdurdu. O gün Toprak, Ahmet’i odasına çağırıp performansının düştüğünü ve böyle devam ederse yollarını ayırmak zorunda kalabileceklerini söylemişti.

  Ahmet’in aklına o an bir fikir geldi ve bunu iş arkadaşlarıyla paylaştı. Herkes hemen kabul etti. O akşam Ahmet, telefon her açıldığında ekran ve kamerayı kaydeden bir uygulama yükledi. Bu uygulamayı 10 kilitsiz telefon daha aldı.

  Ertesi gün, her şey açıkça ortaya çıktı. Toprak, yalnızca çalışanların telefonlarını karıştırmakla kalmamış, şirketin genel çalışan portalına kendisi hakkında olumlu geri bildirimler de göndermişti. Ahmet ve diğer çalışanlar ellerindeki kanıtlarla hem polise hem de şirketin genel müdürlüğüne başvurdular.

  Sonraki gün Toprak, kelepçelerle dışarı götürülürken şirketin patronu şunları söyledi: “Müdür de olsan dokunulmaz değilsin Toprak. Şunu unutma, bir insanın adına onun haberi olmadan konuşmak ya da bir şey yazmak sandığından daha büyük sonuçlar doğurabilir.” Toprak, o zaman yaptığının boyutunu ancak anlamıştı.

(Visited 2 times, 1 visits today)