HAYVANLARI DUYMAK

  Bir gün sabah uyandığımda bir şeylerin ters gittiğini fark ettim. Annem bana bir şeyler anlatıyordu ancak hiçbir şey duyamıyordum. Çok korktum ve paniklemeye başladım. Tam o sırada pencereden gelen bir ses duydum. Bahçedeki kedinin konuştuğunu fark ettim. Kedi bana aç olduğunu ve biraz mama istediğini söylüyordu. Şaşkınlıktan ne yapacağımı bilemedim.

  Dışarı çıktığımda kuşların, köpeklerin hatta karıncaların bile konuştuğunu anlayabiliyordum. Kuşlar havanın yağmurlu olacağını söylüyor, köpekler ise insanların onları anlamadığından şikâyet ediyordu. Bir süre sonra hayvanların konuşmalarını dikkatle dinlemeye başladım. Bahçedeki kuşlar parkta yaralı bir güvercin olduğunu anlattı. Hemen parka koştum ve gerçekten yerde hareketsiz duran bir güvercin gördüm. Onunla ilgilendim ve kısa süre sonra iyileşti. Güvercin bana teşekkür eder gibi başını salladı.

  O günden sonra hayvanlar beni gördüklerinde benimle konuşmaya başladı. Sokaktaki köpekler kendilerine kötü davranan insanlardan bahsediyordu. Kediler ise yemek bulmanın zorluğundan şikâyet ediyordu. Sanki bana gizli bir dünyanın kapısı açılmıştı. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim.

  Bir gün yine parkta otururken ağaçtaki yaşlı bir karga insanların doğaya ve hayvanlara ne kadar büyük zararlar verdiğinden bahsetti. O gün insanların hayvanların üzerinde bıraktığı etkiyi gerçekten anladım ve onların yaşadığı zor hayatın farkına vardım.

  İnsanların sesini duyamıyor olmak hâlâ zordu. Hayvanların dünyasını anlayabilmek ise bana büyük bir farkındalık kazandırdı. Artık hayvanlara karşı daha dikkatli davranmaya başladım. Belki insanlar beni anlamıyordu ancak ben artık doğanın sesini duyabiliyordum.

(Visited 1 times, 1 visits today)