Her zaman bir süper kahraman olmak istemişimdir. Ama herkes bana, “Süper kahramanlar sadece filmlerde olur,” derdi. Belki de bu doğruydu… Sonuçta uçabilen kahramanları, küçülebilen insanları ve görünmez olabilen canlıları yalnızca filmlerde görebilirdik.
Benim en sevdiğim süper kahramanlar ise zihin okuyabilenlerdi, çünkü onlar çok akıllı oluyorlardı. Tam da bunu düşünürken ve “Keşke ben de bir süper kahraman olabilseydim.” dedikten birkaç saat sonra, dileğimin gerçekten gerçekleşeceğinden habersiz bir şekilde uykuya daldım.
Sabah uyandığımda annem yanıma geldi, gülümseyerek “Günaydın kızım!” dedi ve yanağımdan öptü. Ben de ona günaydın dedim ve yataktan kalktım. Birlikte günümüzü planladık ve alışveriş merkezine gitmeye karar verdik.
Ama işte her şey o anda başladı. Annem karşımdaydı, konuşmuyordu; yine de onun sesini duyabiliyordum! Bir anda şaşkınlıktan “Aaaa!” diye bağırdım. Bu bağırış korkudan değil, mutluluktandı. Kardeşimin, babamın ve teyzemin iç seslerini de duymaya başladım. Eve döndüğümüzde ise kedim Pamuk’un, “Seni çok seviyorum!” dediğini bile duydum.
O an tarifsiz bir mutluluk hissettim. Artık bir süper gücüm vardı! Hemen düşündüm: Bu özelliğimi nasıl kullanmalıydım? Kime söylemeliydim? Sonunda karar verdim. Bu sırrımı sadece anneme anlatacaktım!

