Afrika’da Mücadele

O gün çok sıcak bir gündü. Her zamanki gibi sabah saat yedide uyandım. Aşağıya inerken yemek yiyeceğim için heyecanlıydım ama masaya tam oturacakken annem “Boşuna oturma, yemek yok.” dedi. Bunun yiyeceğim en iyi yemek olacağını zannediyordum ama yemek bile yemedim. Karnım öyle gurulduyordu ki anlayamazsınız. Bu hafta neredeyse hiç yemek yiyememiştim zaten.

Babam Amerika’ya gittiğinden beri tek yiyebildiğim şey yarım ekmekti. Önce annemin verdiği sözü tutmadığı için kızdım ama sonra yeterli parası olmadığını anladım. Okul yoktu. Evde de değildim. Futbol da oynamıyordum. Çalışıyordum. Evde değil, bahçede değil… Kakao ağaçlarının üstünde. Her gün düşüp yaralanıyordum ama yılmıyordum. Haftalık kazandığım para sadece üç dolardı ve üç dolar bir damacana su bile etmiyordu.

Bakkalda milyonlarca borcumuz vardı ama ödeyemiyorduk. Suyu da günde bir kez içiyordum. Durumu iyi olmayan tek biz değildik. Arkadaşlarımın bazıları hiç su içmiyordu ve yemek yemiyordu. Kimse eğitim alamıyordu bu yüzden herkes cahildi. Okullarda en fazla beş öğrenci vardı.

Bazı arkadaşlarım göç etmek zorunda kaldı, bazıları çok zor günler geçirdi. Ben yılmıyorum çünkü yarın sofrada yemek olacağına inanıyorum. Umarım bir gün arkadaşlarım gibi göç edebilirim.

(Visited 9.223.372.036.854.775.808 times, 1 visits today)