AİLE MİRASI

100 yıllık bir aile mirasımız vardı. Ben, annem, anneannem ve büyük anneannem… Bu mirasa sahip olanlar haricinde kimse o mirasın ne olduğunu bilmiyordu. “Miras” dediğimde aklıma altın gerdanlık, bilezik vb. şeyler gelirdi ama bu miras gerçekten akla sığamayan bir şeydi. İşte bunu, mirasın bana geçme töreni gününde öğrendim. Babam çok stresli görünüyordu. Ben de ona nedenini sordum. Babam beni kolumdan çekti ve hızlıca bodrum kata indi. Bana sessizce konuşmamı söyledi ve olan biteni anlattı.

Annem ben çok küçükken ölmüştü ya da bana öyle söylenmişti. Anneannem ve büyük anneannemin bile ölüp ölmediği belli değildi. Sonra babam beni kitaplığın yanına götürdü ve annemin olduğu fotoğrafı çekti. İçi kameralar ve bir sürü evrakla dolu olan bir odaya girdik. Babam bu evraklardan üstünde büyük harflerle “GİZLİ” yazılmış olanı açtı. Bu evrağın içindekileri babam dikkatlice okudu. Okudukları dehşet vericiydi:

“Şans ailesindeki kadınların 100 yıldır kayboldukları bilinmektedir. Özellikle aynı ailede olanlar… Ölü olarak davaları kapatılan bu ailenin kadınlarının davası yeniden açılmış ve miras geçiş törenlerinden birkaç gün sonra hepsinin kaybolduğu bilinmektedir. Bu mirasın ne olduğu bilinmemektedir.”

Babam okumayı bitirdiğinde ona korkmuş bir suratla baktım. Bugün ben de mi ölecektim? Almazsam olmaz mıydı? Babam, almamanın bir cezası olduğunu söyledi. Bu beni daha çok korkutmuştu. O akşam tören yapıldı ama miras bana ruhen geçmişti. Ruhen mi? Bu çok saçma… Ruhen nasıl bir miras geçebilir?

İlk geceyi öldürülme, kaçırılma korkusuyla geçirdim ama bir şey olmadı.

Sonra okulda çok korkunç bir şey oldu… Bir anda herkes kayboldu. Zaman dondu. Dışarıdan gelen sesle irkildim. Pencereye doğru koştum ve erimiş beyaz vücudu ve büyük bir kafası olan bir adam vardı. Dehşete düştüm. Kaçmaya çalıştım ama kapılar da donmuştu. Adam her dakika bana daha da yaklaşıyordu.

Sonra annemi gördüm. Bana: “Hoş geldin canım kızım…” dedi. Ardından adam yanıma kadar geldi ve bana “Mirassss!” diye bağırdı. Yaşamımın devamını hatırlamıyorum. Ondan sonra her şey bir su gibi akıp geçti. Çok çabuk yaşlandım, sonra da öldüm…

(Visited 7 times, 1 visits today)