Merhaba, ben Defne. Anlatacaklarıma inanmayabilirsiniz ama yine de anlatmak istiyorum.
Bir kış sabahı yatağımdan hızlıca uyandım. Neden olduğunu bilmiyordum ama içimde farklı bir his vardı. Yüzümü yıkarken bugün değişik bir şey olacağını hissettim. Sonra kahvaltı masasına oturdum. Annem daha kahvaltıda ne olduğunu söylemeden ben “Tost var!” dedim. Annem şaşırarak, “Nasıl bildin? Daha söylemedim ki,” dedi.
Ben de, “Anne inanmayacaksın ama senin aklını okuyabiliyorum,” dedim. Annem gülerek, “Defne çok komiksin. Madem aklımı okuyorsun, o zaman çabuk ye, okula geç kalacaksın!” dedi. O an düşündüm: Gerçekten bir insan başkasının aklını okuyabilir mi? Belki de sadece tahmin etmiştim.
Babam bizi okula bıraktı. Önce kardeşimi sınıfına götürdüm, sonra kendi sınıfıma girdim. İlk dersimiz matematikti ve “doğal sayıları toplama işlemi” konusunu işliyorduk. Öğretmenimiz bir soru sordu: “6209 + 3000 kaç eder?” Daha soruyu tam bitirmeden ben atılarak “9209!” dedim. Öğretmenim şaşırarak, “Defnecim, ben daha soruyu sormadım, nasıl bildin?” dedi. Ben de kimse inanmaz diye “Tahmin ettim,” dedim. Öğretmen “İyi tahmin,” diye cevap verdi.
Günün devamında bu durum hem derslerde hem arkadaşlarımla konuşurken tekrarlandı. İnsanların ne diyeceğini, ne düşündüğünü sanki önceden hissediyordum.
Bugün gerçekten harika bir gündü! Bu deneyim sayesinde insanların düşüncelerini daha iyi anlamayı öğrendim.
Bu gün harikaydı!
