AKŞAMÜSTÜ KORKU

   Otobüsten indiğimde hava, beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve korkmaya başladım. Etraftaki hiçbir şey tanıdık gelmiyordu. Ya yanlış durakta inmiştim ya da her şey yer değiştirmişti. Daha önce hiç duymadığım hayvan sesleri işitmeye başladım, üstelik sesler sadece arkamdan geliyordu. Korkum artıyor, içimdeki his gitgide daha gerici bir hâl alıyordu. Aslında içimde biraz da merak vardı: Acaba bunlar neydi? Çatlamak üzereydim ama arkama dönmeye cesaret edemiyordum.

  Erkek arkadaşımın beni her zaman buluştuğumuz bu noktadan alması gerekiyordu ancak etrafta ne bir insan ne de bir araba vardı. Saate baktığımda buluşma saatimizin geldiğini gördüm. Acaba ona bir şey mi olmuştu? Tam o sırada arkamdan bir ses duydum, arkadaşımın  sesine çok benziyordu. Galiba telefonda konuşuyordu ve söylediklerini zor da olsa duyabiliyordum. Birine “Tamam patron, ben halledebilirim.” diyordu. Neye “tamam” diyordu? Kimdi bu patron? Hâlâ arkama dönmeye cesaret edemiyor, korkudan iliklerime kadar titriyordum.

  Bu arada babam, çokça düşmanı olan bir şirket sahibidir, bu yüzden genellikle korumayla gezerim. Tabii arkadaşlarımla buluşmaya gittiğim zamanlar hariç. Bugün de öyle olmuştu. Aklıma takılan bir düşünce vardı: “Umarım o değildir.” diye geçirdim içimden. Tam o sırada sevgilimin araması düşüncelerimi böldü. “Attığım konuma gel, arabada bekliyorum; sonra gezeriz.” dedi. Gidip gitmemek arasında kısa bir süre düşündükten sonra gitmeye karar verdim. Olacaklardan habersizdim. Konum atmasını istemedim ama gönderdiği konum, yedi dakika uzaklıkta, ıssız bir araziyi gösteriyordu. Kafamın içindeki sesleri susturmayı başardım, yine de hâlâ tereddüt ediyordum.

  Vardığımda  bana el salladı ve ben de yavaş yavaş arabaya doğru ilerlemeye başladım. Her zaman oturduğum sürücünün yanındaki koltuk yerine arka koltuğa bindim. Hayatımda bundan daha doğru bir karar vermiş olamazdım. Arabaya bindiğim anda, sözde arkadaşım olacak çocuk birden cebinden kesici bir alet çıkarıp beni tehdit etti ve yanındaki koltuğa geçmemi işaret etti. Ardından, “Yol boyunca sesini bile duymak istemiyorum. Artık sana katlanmak istemiyorum. Operasyon bitti, şimdi patrona istediğin gibi konuşursun.” dedi. O an anlamıştım: Bu yalancı, babamın düşmanları için çalışıyordu ve bana bir şey yapmayı planlıyorlardı. Buna izin vermeyecektim.

  Ters yöne doğru giderken kendimi arabadan attım. Geri geri sürüp üzerimden geçmeye çalıştı. “Artık sonum bu.” diye düşünürken bir anda bir el beni tutup geriye doğru çekti. Kurtulmuştum ama sevincim uzun sürmedi. O deli arabayı tekrar geri sürdü ve o an beni kurtaran adama bakabildim. Korumam beni kurtarmıştı. O anda fark etmesem de sonradan öğrendim ki babam zaten sevgilim olduğunu biliyormuş ve ben her onun yanına gittiğimde korumamı da gizlice peşimden gönderiyormuş. Çünkü sevgilimi hiç sevmemiş. İyi ki de sevmemiş; o gün o olmasaydı ben de olmayacaktım.

  Korumam koşmaya başladı ve bir anda, sevgilimin arabası dışında başka bir araba bize doğru geldi. Kapı açıldı, içeri atladım ve kurtulduk. İlginç bir detay: Arabayı süren babammış. Bunu bir yere dökmek iyi geldi. Şu an hastanedeyim; arabadan atlarken kaburgamı kırdığım için bir süre burada kalacağım ama artık korkmama gerek yok. O kiralık sevgili hapiste ve onun sayesinde babamın bir düşmanını da yakaladık.

(Visited 3 times, 3 visits today)