Alışkanlık ve İrade Arasında İnsan

İnsan davranışlarını anlamaya çalışırken iki güçlü bakış açısıyla karşılaşırız. Dostoyevski, “İnsan, alışkanlıklarının tutsağıdır.” diyerek geçmişte edinilen davranışların bireyi şekillendirdiğini savunur. Mevlana ise “İnsan, her sabah yeniden doğar; bugün ne yaparsan odur.” sözüyle değişimin ve iradenin gücüne vurgu yapar. Bana göre bu iki düşünce birbirine zıt gibi görünse de, insan gerçeğini tam anlamıyla kavramak için Mevlana’nın bakışı daha umut verici ve yönlendiricidir.

Öncelikle Dostoyevski’nin düşüncesi gerçekçi bir tespiti yansıtır. İnsan, günlük yaşamında birçok alışkanlık edinir ve bu alışkanlıklar zamanla karakterinin bir parçası hâline gelir. Örneğin sürekli erteleyen bir insan, zamanla bu davranışı normalleştirir ve değiştirmekte zorlanır. Aynı şekilde düzenli çalışan, kitap okuyan veya spor yapan bir kişi de bu alışkanlıkların etkisiyle belli bir yaşam biçimi geliştirir. Bu açıdan bakıldığında, alışkanlıkların insan üzerindeki etkisi inkâr edilemez. İnsan çoğu zaman farkında olmadan, geçmişte kazandığı davranışların sınırları içinde hareket eder.

Different business concept.Red paper plane changing direction from white paper plane. new ideas. paper art style. creative idea. vector ,illustration.

Ancak Dostoyevski’nin bu sözü, insanı biraz çaresiz bir konuma yerleştirir. Eğer insan gerçekten alışkanlıklarının tutsağıysa, değişim neredeyse imkânsız hâle gelir. Oysa tarih boyunca hem bireysel hem toplumsal düzeyde bunun tersini kanıtlayan sayısız örnek vardır. Kötü alışkanlıklarını bırakıp hayatını tamamen değiştiren insanlar, eğitimle veya bilinçli çabayla kendini geliştiren bireyler, insanın yalnızca geçmişinin ürünü olmadığını gösterir.

Bu noktada Mevlana’nın sözü daha kapsayıcı ve yol göstericidir. “İnsan, her sabah yeniden doğar” ifadesi, insanın iradesine ve seçimlerine vurgu yapar. Geçmişte yapılan hatalar ya da kazanılan kötü alışkanlıklar, bugünü belirlemek zorunda değildir. İnsan her yeni günde farklı bir karar alabilir, farklı bir davranış sergileyebilir. Bugün gösterilen çaba, insanın kim olduğunu belirleyen asıl unsurdur. Bu düşünce, bireye sorumluluk yüklerken aynı zamanda umut da verir.

Bana göre insan ne tamamen alışkanlıklarının tutsağıdır ne de geçmişinden tamamen bağımsızdır. Ancak belirleyici olan, Mevlana’nın söylediği gibi “bugün”dür. Alışkanlıklar güçlüdür ama değiştirilemez değildir. İnsan, farkındalık ve irade sayesinde kendini yeniden inşa edebilir. Bu nedenle Mevlana’nın sözü, insanı pasif bir kabullenişe değil, aktif bir değişime davet ettiği için daha haklıdır. Çünkü insanı insan yapan şey, geçmişi değil; her gün yeniden verdiği kararlardır.

(Visited 5 times, 1 visits today)