Anılar ve Hatalar

Hafıza, biz insanları hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerimizden biridir. Birçok hayvan kısa süreli bir hafızaya sahipken biz insanlara yıllar hatta on yıllar öncesinde yaşanan bir olayı hatırlayabiliyoruz. Onlardan ders çıkartıp sonraki sefer daha efektif bir şekilde hareket ediyoruz. Bu özellik insanların gelişmesine ve besin zincirinin en üstüne çıkmasını sağlarken aynı zamanda toplumda ve kendi içlerinde kırılgan bir dengenin oluşmasına sebep olmuştur.

İnsanların değişmeyen başka bir özelliği ise hata yapmalarıdır. Hayatı boyunca herkes hata yapar. Bazen küçük, kolayca affedebilen hatalar olurken bazen de birçok insanı derinden etkileyen yaralar açılabilir. Bazıları affedilirken bazıları büyük cezalar gerektirir. Toplum hafızası işte burada etkilidir. Bir hata yaptıktan sonra bazılarının seni affetmesi unutulduğu anlamına gelmez. Sana aksini söyleseler de hatan hafızalarına kazınır. Seni ne zaman görseler adından önce yaptıkların akıllarına gelir. O artık siciline işlenmiştir, senin bir parçandır. Ne kadar kendini affettirmeyi denesen de, ne kadar değişsen de o artık senin bir parçandır. Ondan kaçamazsın. Ondan kurtulamazsın. O artık senin insanların gözündeki tanımındır. Farklı bir insan olmaya çalışabilirsin, değişebilirsin, kendini affetmeyi deneyebilirsin ama onlar affedecekler mi? Hafızaları artık unutmalarına izin verir mi? Peki bu durumda hata yapmış birinin cezası devam mı etmeli, yoksa hatasını affetmek ve unutmak mı daha insancıl? Tabii ki her suç affedilemez, ancak insanların canına veya haklarına bir tehdit oluşturmuyorsa neden affedilmesin ki?

Hafızanın kişinin kendisine ve hayatına dolaylı yoldan birçok etkisi vardır. İnsana en büyük katkısı hatalarından ders çıkarma imkanıdır. Bir hata yapılır, ders çıkarılır ve tekrarlanmaz çünkü hata insanın hafızasında depolanır ve tekrarlanmaktan kaçınılır. Bu şekilde kişi hatalara yol açan pürüzlerden teker teker arınır, gelişir hatta evrimleşir ve en doğru yolu arar. Tabii ki hafızanın tek katkısı bu değildir. Deneyimler kişinin hareketlerinin ve bir duruma karşı hislerinin oluşmasında etkilidir. Aynı olay karşısında insanların tutumlarının da değişmesi bundan kaynaklıdır. Farklı deneyimler farklı karakterleri ve farklı kişilikleri oluşturur. Aynı zamanda birinin nerden geldiğini, köklerini hatırlaması kişide bir amaç ve aidiyet duygusu uyandırabilir. Bunlar kişiden kişiye değişen ve unutulmaması gereken birçok değerin kaynağıdır.

Uzun lafın kısası hafıza ve edinilen anılar bir insanın kişiliğini, duygularını ve hareketlerini belirlerken toplum içinde kişinin diğer insanların gözünden nasıl gözüktüğünü belirler. Genel olarak ise hem toplumun hem de kişinin gelişmesi ve büyümesindeki en büyük etkendir.

(Visited 3 times, 3 visits today)