Anılarımın Şehri

Anıların önemi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bende de önemli bir yeri vardr. Eğer anılarım bir şehir olsaydı, daha çok küçüklük anılarımı barındırırdı. Şehrimde yaşayan herkesin mutlu ve huzurlu olduğu bir yer olurdu. Küçükken halamların beni aralıksız her gün götürdüğü evime çok yakın olan o park kesinlikle içinde olurdu mesela. Uzun yeşil kaydıraklı, bisiklet yolu olan ve bir sürü salıncağa sahip bir park. Ya da yine halamlarla birlikte yemek yemeye ve oyuncak almaya gittiğimiz o alışveriş merkezi, içinde en üst katı gezen kocaman treniyle bilikte olurdu. Kardeşimle birlikte koleksiyonunu yaptığımız küçük hayvan figürlerinin olduğu bir mağaza olurdu belki alışveriş merkezinin içinde. Babamla her Pazar günü gittiğimiz sinema salonuna sahip bir sokak olabilirdi. Sokağın içinde doğum günlerimi kutladığımız pizzacı da olurdu. Her gittiğimizde birlikte pizza bölüştüğümüz, sonrasında bir kafeye gidip vakit geçirdiğimiz. Sokağın sonunda eski ve yeni evimiz yer alırdı. Tüm duvarları rengarenk, içindeki odamı oyuncaklarımın kapladığı eski evimiz olurdu alt katta. Annemle oyunlar oynadığımız salonu ile tatlılar yaptığımız mutfağı hemen koridorun sonunda olurdu. Bu evlerin yanında da küçüklüğümün büyük bir çoğunluğunun geçtiği, halamların Mersin’deki evleri olurdu. Binanın en üst katında, bir sitenin içindeki o küçük ev. Şehrin farklı bir yerinde ise ailecek gittiğimiz tatillerdeki oteller olurdu. Her zaman yaz havasına sahip ve bir sürü havuzu olan bir yer. Hemen yanında yurt dışı veya Türkiye içinde gittiğimiz şehirlerden küçük yapılar olurdu. Mesela mavi çatılı evler yan yana dizilmiş olurdu, başka bir yerde bir hayvanat bahçesi yer alırdı. Farklı bir bölgede ise İzcilik kamplarımda gittiğim ormanlar, kaldığım tesisler olurdu. Kocaman bir göle ve tatlı bir köpeğe sahip olan tesis bulunurdu ya da kışın gittiğimiz o çok da büyük olmayan otel. Eski okulumda yaptığımız Kampüs Kamp sırasında kaldığımız duvarları bembeyaz olan kocaman sınıflar olurdu. Yine verlin olduğu sokakta yakın zamanda arkadaşlarımla gitmeye başladığım yerler olabilirdi. Yemek yediğimiz restoranlar ve daha sonrasında yürüdüğümüz kafeler olurdu. Ailemle dışarda yediğimiz her yemekten sonra gittiğimiz kitapçı ve aldığımız kitaplar içinde raflara dizili halde dururdu. Arkadaşlarımla gittiğimiz o kocaman konser alanları her gün konser olacak şekilde açık olurdu. Renkli spot ışıklarıyla hava katılan yüksek müzikli ortamlar her gün devam ederdi. Kısacası anılarımdan oluşacak olan şehir benim için anlamlı yerleri barındırırdı. Huzurlu bir havaya ve her gün devam eden eğlence ve mutluluğa sahip olurdu.

(Visited 7 times, 1 visits today)