Şubat ayının soğuk bir gününde okuldan çıkan Deniz eve dönmekteydi. Aklında tek bir şey vardı o da sıcacık yatağına girip en sevdiği dizisini izlemekti ancak bu hayali yine gerçekleşemedi. Çünkü annesiyle babası yine tartışıyordu. Deniz bu duruma çok üzülüp yürüyüşe gitmek için evden çıktı. 1 saat boyunca yürüdükten sonra eve döndü, eve döndüğünde gördüğü manzara yine aynıydı. Annesine babasına hiçbir şey söylemeden odasına gidip kapısını kapattı. Evdeki ses gittikçe yükseliyordu aniden gelen kapı çarpma sesi babasının evi terk ettiğini belli etmişti. Tam kulaklıklarını taktığında dışarıdan gelen sesle irkildi ve pencereye doğru koştu gördüğü manzara karşısında hayatının en büyük şokunu yaşadı. Babasına araba çarpmıştı ve kanlar içinde yatıyordu. Annesi olanları camdan izlerken Deniz koşarak aşağı iniyordu . Deniz inene kadar ambulans aranmıştı ancak babasına çarpanlar hemen kaçmıştı. Deniz ne yapacağını bilmiyordu hayatında hiç bu kadar çaresiz hissetmemişti. Bu sırada gözlerinin karardığını fark etti ve gözünü açtığında hastanedeydi. Ayılınca aklında tek bir soru vardı “Babam iyi mi?”. Hemşireler babasının yoğun bakımda olduğunu söyleyince deliye döndü sakin olması mümkün değildi. Kolundaki serumları sökmeye çalıştı, hasta yatağından başı dönmesine rağmen kalkmaya çalıştı. Hemşireler son çare olarak sakinleştirici yapıp beklemeye başladılar. 1 saat içinde kendine gelmişti Deniz, artık babasını görmeye hazır olduğunu söyledi hemşirelere. Ne kadar tedirgin olsalarda bu onun en büyük hakkıydı. Yoğun bakıma indiğinde göz yaşları sel oldu, ayakta duramayacak hale geldi. İçerde ötmeye başlayan makine Deniz’in yüreğini ağzına getirdi, sesi duyduğu anda cama yapıştı ve bağırmaya başladı. Doktorlar 10 saniye sonra odaya koşarak girdiler. Dakikalarca süren uğraşlar sonucu babasını hayata tutundu. Bunun üzerine umudu yeniden yeşerdi. Babası ölümden dönmüştü ve birkaç gün sonra normal odaya alınabilecek kadar iyi duruma gelmişti. Gel zaman git zaman babasının durumu gittikçe iyileşti ve hastaneden çıktı. Eve geçip dinlenme sürecine geçti. Babasının eve geçince yaptığı ilk şey Deniz’in annesiyle boşanmak oldu. Ama annesiyle babasının boşanması Deniz’in babasının yanına gitmesi için engel değildi. Deniz her gün babasının yanına gidiyor onunla vakit geçiriyordu. Arada beraber kahve içmeye gidiyorlar, arada alışverişe çıkıyorlardı. Birkaç ay sonra Deniz’in babasının doğum günü geldi. Elinde çiçek, pasta, balon ve doğum günü hediyesi vardı. Bugün babasının en mutlu günüydü. Eve geldi kapıyı çaldı, ne kadar kapıyı çalsada cevap gelmiyordu en son polis çağırıp eve girdi. Girdiğinde gördüğü manzara karşısında nutku tutuldu. Tam o anda Deniz’in kulağına “Deniz kalk kızım, Deniz iyi misin, Deniz uyan!”diye boğuk sesler gelmeye başladı. Deniz kalktı ve bunun bir rüya olduğunu fark etti.
Baba Kız
(Visited 16 times, 1 visits today)
