Yankı, 9 yaşında neşeli bir çocuktu. Hıdırellez gecesi bir kağıda şunu yazdı: “Cumhurbaşkanı olmak istiyorum!” dileğini gül ağacının altına koydu.
Sabah uyandığında yanında takım elbiseli adamlar vardı.
-Sayın Cumhurbaşkanım, toplantınız hazır, dediler.
Yankı çok şaşırdı. Gerçekten Cumhurbaşkanı olmuştu!
Koca bir saraya gitti. Masasında çilekli süt ve salçalı tost vardı. Gün boyunca toplantılara katıldı, her çocuğa daha çok pamuk şekeri ve oyun parkı sözü verdi. Akşam televizyon programında konuk olarak konuştu:
-Çocuklar mutlu olsun istiyorum! Atamızın izinden gitmelerini istiyorum!
Yankı Türkiyeyi daha ileriye götürmek için elinden gelenin en iyilerini yaptı. Teknolojiyi arttırdı, Ekonomiyi düzeltti, Askerleri güçlendirdi, ülkedeki insanlara çok kibar davrandı.
Yoğun bir günün ardından evine gitti ve kitap okurken uyuya kaldı. Ertesi sabah uyandığında her şey normale dönmüştü. Ama Yankı gülümsedi:
-Belki şimdi değil ama bir gün gerçekten olacağım! dedi.
