Bir günlüğüne geçmişe yolculuk yapma şansım olsaydı, annemin doğduğu güne gitmek isterdim. Anneannemin doğum için hastaneye gidişini izliyordum. Bu, benim için çok heyecan verici bir andı.
Bir süre sonra bebek annem doğdu ve hemşire onu anneannemin kucağına verdi. Yanlarına yaklaşıp minik bebeği dikkatle inceledim. Sapsarı saçlarıyla minicik, çok güzel bir bebekti. O anda kalbim hızla çarpmaya başladı çünkü o bebek, gelecekteki annemdi!
Eve döndüklerinde şimdi kocaman olan dayım dört, teyzem ise beş yaşındaydı. İkisi de minicik halleriyle yeni doğan kardeşlerini sevinçle karşıladılar. Bu arada anneannem çok genç ve güzel bir kadındı; hiç anneanne gibi görünmüyordu. Dedem de gençti, kıyafetleri ve tarzları şimdiki zamana göre oldukça farklıydı.
Evin içi de çok değişikti. Eşyalar eski dönemlerden kalmaydı, sanki eski bir film sahnesinin içindeydim. Her şey bana hem garip hem de büyüleyici geliyordu. Ağlayan bebeği, onun çevresinde koşuşturan abi ve ablasını izlerken aklıma 2025 yılındaki hâlleri geldi. Bu minikler büyüyecek, dedemle anneannem yaşlanacak, hatta bu çocuklar bir gün anne ve baba olacaklardı.
Bu anı yaşamak benim için tarifsiz bir mutluluktu. Geçmişin içindeydim ve hayatın döngüsünü, sevginin kuşaktan kuşağa nasıl aktığını kendi gözlerimle görüyordum.
