
In New York (New York’ta)
Concrete jungle where dreams are made of (Hayallerin yapıldığı beton orman)
There’s nothin’ you can’t do (Yapamayacağın hiçbir şey yok)
Now you’re in New York (Şimdi New York’tasın)
These streets will make you feel brand new (Bu sokaklar kendinizi yepyeni hissetmenizi sağlayacak)
Big lights will inspire you… (Büyük ışıklar sana ilham verecek)”
Bu sözler benim çok sevdiğim bir şarkıdan, “Empire State of Mind” şarkısından alınmıştır. Bu şarkıyı çok seviyorum çünkü bana ileriki hayatımla ilgili hayallerimi hatırlatıyor. Şarkının alıntı yaptığım kısmında New York’un ne kadar harika bir yer olduğundan bahsediyor. Hatta belki sosyal medyada da akımı görmüşsünüzdür; Manhattan ya da Brooklyn Köprüsü’nden arkaya bu şarkıyı koyarak New York’un güzelliğini paylaşıyorlar… Konumuza dönelim,benim de bahsettiğim gibi, ileriki hayatımın hayalleri New York’ta geçiyor. Çünkü yetişkin olup üniversiteden mezun olunca New York’ta yaşamak istiyorum.
New York, ABD’nin en ünlü şehridir. Üstelik New York metropol alanı, hem nüfus hem de kentsel alan bakımından Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük metropol alanıdır. New York; finans, ticaret, kültür, teknoloji, eğlence ve medya, akademi ve bilimsel çıktılar, sanat ve moda gibi alanlarda öne çıkar ve Birleşmiş Milletler’in Genel Merkezi’ne ev sahipliği yapması nedeniyle uluslararası diplomasinin küresel merkezidir. Yani kısacası, New York çok sosyal bir metropoldür.
Ben ise New York hakkında söylediğim özellikler nedeniyle değil, sosyal medya ve televizyon kültürünün etkisiyle orada yaşamak istiyorum. Artık sosyal medya çağındayız ve internette gösterilen New York’un güzelliğine kapılıp orada yaşamanın “The Devil Wears Prada” filmindeki gibi bir şey olduğunu düşünmekteyim. Ne kadar internetteki New York’un kusursuz olmadığını bilsem bile, hâlâ oradaki farelere ve çeşitli güvenlik sorunlarına rağmen orada yaşama fikrine sahibim.
Dahası, ben ileride tıp alanında bir kariyer sahibi olmak istiyorum. İster doktor, ister eczacı, ister hemşire olayım; hastalıklar ve hastaneyle bağlantılı bir meslek olması benim için yeterli. Sahip olmak istediğim bu kariyer, metropol olmayan küçük kasabalara uygun olmayabilir. Çünkü kasabalarda teknoloji imkânları kısıtlıdır; araştırma ve geliştirme, yani AR-GE yapma olanakları yoktur ve küçük kasabalar, benim gibi enerjik bir insanın yaşam tarzına uygun değildir.
Tüm bahsettiklerime dayanarak, ileride metropol bir şehirde yaşamak istediğim kaçınılmaz bir gerçektir. New York, dışarıya verdiği harika izlenimle ilk tercihimdir; ne kadar aslında kusursuz bir yer olmadığını bilsem de. Umarım ileriki hayatımda hayallerimi gerçekleştirebilir ve hayatımın bir döneminde orada yaşayabilirim.
