BEKLENMEYEN DOSTUM

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve bir an çevreme daha dikkatli baktım. Otobüs durağı ile evimizin arası çok uzak değildir ama hava kararmış olduğu için tedirgin oldum. Dikkatli bakınca yolumun üzerinde irice bir gölge olduğunu fark ettim. Bu, siyah bir köpekti. Bana doğru yavaşça yaklaşıyordu. Bir an durdu, bana dikkatle baktı. Saldırabileceğini düşündüğüm için geriye doğru birkaç adım attım ama gidebileceğim bir yer kalmamıştı. Köpek de ayaklarımın dibine kadar gelmişti. Beni kokladı ve hafifçe sürtünmeye başladı. O an zarar vermeyeceğini hissettim, ben de onun başını okşadım. Birlikte eve doğru yürüdük. Evin bahçesine girdiğimizde yalvaran gözlerle bana bakıyor ve kısık sesler çıkarıyordu sanki benden bir şeyler istiyor gibiydi. Aç, susuz olabileceğini düşündüm. Eve girdim, evimizde her zaman olan yiyeceklerden bir miktar alarak bir kaba koydum, bir miktar da kap içerisine su aldım ve dışarı çıktım. Getirdiklerimi köpeğe verdim. Çok sevindi, kuyruk sallayarak sevinçle tamamını yedi, içti. Eve girdim, yemek yedim, ödevlerimi yaptım ve sabah tekrar okula gideceğim için yattım. O kadar güzel ve huzurlu uyumuşum ki sabah çok dinlenmiş bir şekilde uyandım. Hemen giyindim, kahvaltımı yaptım, otobüs durağına gitmek üzere bahçeye çıktım. Köpek beni bekliyordu. Kuyruğunu sallayarak peşime düştü, beni otobüs durağına kadar götürdü. Artık her gün inişimi bekliyor, eve kadar götürüyor. O benim en yakın arkadaşım oldu.

(Visited 3 times, 1 visits today)