Benim Şehrim

Uyumadan önce her zaman daha kolay uyumak için hayaller kurardım. Bugünde o günlerden biriydi saat 12.37 idi… bir turlu uyuyamamıştım ve artık kaçıncı hayaldeydim sayamıyordum bile. En sonunda acaba bir şehir inşa etsem nasıl olurdu diye düşünmeye başladım ve hayallere daldım. Kuracağım şehirde asla sokakta insanlar yada hayvanlar olmazdı insanlara yardım yapılır, her insan için belli ihtiyaçlar satılan yerler olurdu örneğin sokak başlarında her insan için su yada ekmek satan küçük işletmeler gibi. Hayvanlar şiddete maruz kalmazdı ve hepsinin sahipleri olurdu. Kimse onlara bakamayınca sokağa atma hakkına sahip olmazdı çünkü o hayvanların da bir canı var ve sokakta kaldıklarında aç ve susuz bir şekilde ölebiliyorlar veya diğer bir kötü yanı ise kış aylarında sığınacak bir yer bulamadıklarında zorlu hava koşulları ile savaşıyorlar. Şehrimin bir diğer özelliği ise adaletli bir şehir olurdu. Kadınlara şiddet olmazdı ve her insan aynı haklara sahip olurdu, adalet olurdu. Sokağın her bir köşesinde çöp kutusu olurdu. Çocuklar için oyun parkları, büyükler için temiz ve hijyenik kafeler, hayvanlar için ise barınaklar olurdu. Depreme dayanıklı evler malzemeden kaçınılmadan yapılırdı çünkü malzemeden kaçınılmış evler yani binalar en ufak bir depremde yıkılabiliyor ve buda ciddi yaralanmalara veya can kayıplarına sebep olabiliyor. İnsanları hayvanları yani dünyadaki canlılara vuranlar affedilmezdi çünkü her canlı eşit ve adaletli haklara sahiptir. Bu sebeple şuanki dünyamızda olanlar gibi tacizde bulunan ve hapis cezası alan insanlar 2 gün sonra geri çıkamazdı çünkü benim için böyle bir şeyin asla ama asla affı olamaz. İntihar oranı bazı yerlerde fazla olduğu için yüksek binaların teraslarına buna engel olabilecek tel yada duvar konulurdu. Çevre sorunları yaşanmazdı fabrikalara filtreleme sistemleri daha öncede söylediğim gibi sokak başına cop kutuları olurdu. Çevreye atılan plastik, karton, cam gibi eşyalar her gün düzenli olarak temizlenip geri dönüştürülürdü. Kullanılmayan kıyafetler çöpe atılmak yerine ihtiyaç sahiplerine verilirdi. Fakat bu kıyafetler yırtık yada absürt kıyafetler değil temiz ve gerçekten giyilebilir halde olanlar ihtiyaç sahiplerine verilirdi. Yollar düzgün ve yamuk biçimde olmazdı. Bisiklet surenler için her sokağa bisiklet yolu yapılırdı. Yayalara öncelik olurdu. Eğitim konusuna gelecek olursak, okumak için parası olmayan çocuklara yardım yapılırdı ve okuması için elimden geleni yapardım. yani kısacası kimsenin üzülmediği şiddet ve tacizden uzak sokak hayvanlarının yada direk hayvanların rahatça yaşayabildiği çocukların özgürce okula gidebildiği ve eğlenebildiği bir şehir kurardım…

(Visited 18 times, 1 visits today)