BİR BULUT OLSAYDIM…

Bir gün en küçük torunum Asel, benim yanıma geldi ve dedi ki “Nene, bana bir öykü anlatır mısın?” Ben şaşkınlık içinde ona bakıyordum çünkü yatma saati çoktan geçmişti ve evde bir tek ben ve o uyanık kalmıştık. Bana hüzünlü gözlerle bakarak devam etti “Ne olur! Ağabeylerim bana anlatmıyor.” Ona gülümsedim ve “Küçük bir kaçamaktan bir sorun olmaz galiba.” dedim ve anlatmaya başladım.

“Ben senin yaşındayken hayal kurmayı ve oyun oynamayı çok severdim. Ama sıra ders çalışmaya gelince sürekli kaçardım. Bir gün yine kaçarken odama girdim ve yatağımın altına saklandım. Sonra inanılmaz bir şey buldum.”

“Ne buldun?” dedi Asel heyecanla.

“Parıldayan beyaz bir kapı.” dedim.

“Ama o kadar küçüktü ki sığamıyordum. Yatak altından çıktım ve annemin yanına koştum. Ama annem o kadar meşguldü ki beni görmemişti bile. Onun etrafında dolanarak ilgisini çekmeye çalışıyordum ama annem bundan rahatsız oluyormuş gibi benden uzaklaşıyordu. Annemin peşini bıraktım ve odama gittim, ağlamaya başladım. O günden sonra hiçbir şeye ısrar etmeden, ne deniliyorsa onu yaptım ve yatağımın altındaki o yeşil kapıyı unuttum.”

“Yıllar geçti ve ben 15 yaşına geldim. Büyümüş olmama rağmen hala hayaller kurmaya devam ediyordum. Bir gün camdan dışarı bakarken yine hayal kurmaya başladım. Hava çok güzeldi. Bulutlar bembeyaz, gökyüzü masmaviydi. “Keşke bir bulut olsaydım…” diye geçirdim içimden. Sonra kendimi bir bulut olarak hayal etmeye başladım. Çok hafiflemiştim. Göklerde istediğim gibi uçabiliyordum. Hayalim bitince kendimi yatağımın altında buldum. Bu çok tuhaftı ama aldırış etmedim. Yeşil kapı tam da önümdeydi. Merakıma yenik düştüm ve kapıyı açtım…”

“Açtığım anda kendimi göklerde uçarken buldum. Hava çok güzeldi ama ben insan değil, bir buluttum.”

“Bu gerçek olamaz!” diye araya girdi Asel.

“Neden olmasın?” dedim ve devam ettim. “Hayalimdeki gibi çok hafiftim. Göklerde süzülüyordum. Sonra bir kadının bağırdığını duydum. Ses bizim evden geliyordu. O tarafa doğru süzüldüm ve annemin beni aradığını gördüm. Biraz üzülsem de artık hiç sorumluluğum yoktu. Bundan bir ay geçti, hala ortalıkta bulut olarak geziniyordum. Annem hala beni arıyordu. Kış mevsimiydi ve kar yağması gerekiyordu ve bu benim sorumluluğumdaydı. Hiç sorumluluğum olmaması konusunda yanılıyordum. Ama aldırış etmeden kar yağdırdım. Ama sonraki günlerde sorumluluklarım artınca işi bırakmaya karar verdim. Sihirli kapıyı bulutların arasından buldum ve evime geri döndüm. Anneme koşarak sarıldım ve bir daha böyle bir şey yapmayacağıma söz verdim.”

Hikayemi bitirdiğimde Asel çoktan uyumuştu. Ben de onu yatağına götürdüm ve yatırdım.

(Visited 18 times, 1 visits today)