Bir sabah, pencereden gökyüzüne bakıyordum. “Eğer bir bulut olsaydım neler olurdu?” diye düşündüm.
Eğer bir bulut olsaydım güneşle uyanır, masmavi gökyüzünde dilediğim yerde özgürce dolaşır, diğer bulutlarla oyunlar oynar ve sohbet ederdim. Gece olunca yıldızlar ve ay arkadaşım olurdu. Karanlıkta korkmadan süzülür, sessizce gezerdim. Dünyayı bambaşka bir açıdan izleyebilirdim. Bir gün okulumu gökyüzünden seyreder, başka bir gün denizin üzerinde balıklara bakar, martıları selamlar verir, yeni bir güne “merhaba” derdim.
Ama bulut olmanın da zorlukları vardı tabii. Sürekli şekil değiştirir, rüzgârın yönüne göre hareket etmek zorunda kalırdım. Fırtınalar çıktığında kim bilir nerelere savrulurdum! Kimi zaman üzülüp bardaktan boşanırcasına yağmurlarla ağlardım, kimi zaman ise dondurucu soğuklarda kardan bir buluta dönüşürdüm. Sıcak günlerde ise buharlaşıp yok olurdum. Yine de özgür olmak, yeni yerler keşfedip dünyayı tanımak çok güzel olurdu.
En güzel şey hayal etmek… Gökyüzüne bakarak dünyayı gezmeyi, yeni yerler görmeyi ve özgür olmayı düşledim. Çünkü bazen hayal kurmak, özgürlüğün ilk adımıdır.
