O gece hava kapalıydı. Yağmur biraz önce durmuştu ve sokak lambalarının altında su birikintileri vardı. Odamda bilgisayarımdan oyun oynuyordum. Dışardan en ufak bir ses dahi çıkmıyordu. Bilgisayarımdan oynu oynamaya devam ediyordumki bir anda dışardan gelen sesle irkildim. Pencereye doğru koştum. Nabzım git gide artıyordu. Camın kenarından sokağa baktım ama kimse yoktu. Yalnızca yağmurdan arta kalan suların ağaçların yapraklarından düşme sesi vardı.
Kendi kendime “Herhalde kedi köpek sesidir” diye düşündüm ve bilgisayarıma döndüm. Ancak tam ekrana baktığımda aynı ses bir kez daha gelmişti. Fakat bu sefer çok daha yakından gelmişti bu ses. Sanki birisi pencerenin altına kadar gelmişti. Yavaşca perdeyi araladım. Karanlığın içinde bir kişi fark ettim. Uzun boylu, elinde bir şey tutuyordu. Bu olayların ardından nabzım tekrardan yükselmeye başladı. Bağırmamak için kendimi zor tuttum.
Aklımdan binlerce düşünce geçti. Acaba hırsızmıydı. Tam o anda, o kişi bir adım öne çıktı ve elinde tuttuğu şeyi yere bıraktı. Ardından hızla uzaklaştı. Korkudan ne yapacağımı bilemedim. Biraz düşündükten sonra aşağı indim. Evde herkes uyuyordu. Kapıyı sessizce açtım, dışarı çıktım. Kapının önünde küçük bir kutu vardı. Kutunun üzerinde “Açma” yazıyordu. Merakım korkuma ağır bastı. Kutuyu yavaşça evin içine aldım ve açtım. Kutunun içinde bir fotograf vardı. Ama oda neydi fotoğraftaki kişi dışardaydı. Donup kaldım. Dışardaki kişide bana bakıyor gibiydi. Sonra bu fotografı evdeki bir fotoğrafa çok benzettim. Koşar adımlarla evin salonunda duran fotoğrafa baktım. Fotoğrafdaki kişi benim amcamdı. Yoksa dışardaki kişi benim amcam mıydı? Eğer öyleyse neden evin önüne bir kutu bırakmıştı ki? Kafamda binbir türlü soru oluştu.
Biraz bekleyip cesaretimi topladım ve evin dış kapısını yavaşca açtım. Fakat orda kimse yoktu. Birkaç dakika içinde nereye kaybolmuştu. Aklımdan bu düşünceleri düşünürken uzaklardan bir adam bana doğru gelmekteydi. Git gide yaklaştıkça yüzünü seçebildim. Ve evet o kişi amcamdı. Elinde bir kutu daha vardı. Yanıma geldi ve elindeki kutuyu bana verdi. “Eve geçelim” dedi. Ardından salondaki koltuklara otuduk ve kendisine neden böyle birşey yaptığını sordum. Kendisi ise bana bir şaka yapmak istediğini söyledi. Kendisine ikinci getirdiği kutunun içinde ne olduğu sorduğumda ise “Sana bir hediye aldım” dedi ve kutuyu bana doğru uzattı. Heyecanla kutuyu açtım ve bana uzun zamandır istediğim bir kitabı almıştı. Çok mutlu olmuştum. Amcama teşekkür edip gece geç saat olduğunu söyleyip uyudum. Bu gece benim hayatımda ki en ilginç gecelerden biri olmuştu.
