Bir gün hayvanlarla konuşmaya başladım. Onlara, “Siz sokaklarda nasıl yaşıyorsunuz?” diye sordum.
Onlar da bana şöyle cevap verdi:
“Tüylerimiz olduğu için üşümüyoruz. Siz olsaydınız, donardınız çünkü bizim gibi tüyleriniz yok. Ayrıca yardımsever insanlar sayesinde karnımız doyuyor. Bizi seven insanlar bize su veriyor. Eğer onlar olmasaydı, belki de biz bugün hayatta olmazdık. Sevgi bizi büyütüyor, dostluk bize mutluluk katıyor. Karnımız doyduğu için insanlara zarar vermiyoruz.”
Sonra bana dönüp, “Sen nasıl bir insansın? Bizi seviyor musun?” diye sordular.
Ben de dedim ki:
“Hayvanları çok seviyorum ve sizlere her gün artan yemeklerimizi vermeye çalışıyorum. Sizi sahiplenmek isterdim, size barınak yapmak isterdim. Hasta olanlarla ilgilenmek isterdim. Belki büyüyünce tüm bunları yapabilirim. O zaman sizin de bizim gibi bir eviniz olur.”
