Bir sabah uyandığımda tarih 1 Mart’ı gösteriyordu. Her sabah yaptığım gibi kahve almaya gidiyordum, ta ki yolda bir yılan görene kadar. Yılan görmek normaldi ama şehrin ortasında biraz anormaldi. Bu olay çok da umurumda olmamıştı fakat ben yaklaşık otuz saniye sonra boynunda kravat ile işe giden bir timsah görmüştüm. Hemen oradan uzaklaşıp kafeye gitmiştim. Kafedeki herkes hayvandı, hatta barista bir maymundu. Bu olay çok garibime gitmişti. Bu tuhaflıkları anlatmak için annemi aradım fakat değişik sesler çıkıyordu. Bu ses biraz balık sesi gibiydi. Annemin de bir hayvana dönüştüğünü düşününce aklıma benim de bir hayvana dönüşmüş olabileceğim geldi. Hemen evime koştum ve aynaya baktım fakat her şey yolundaydı.
Bir anlık bütün hayvanları devletin gönderdiğini zannetmiştim. Devlete bu olayla alakalı bir dilekçe yazdım. Bir anlık bütün dünyanın sonsuza dek böyle kalacağını zannettim. Küçük bir endişeyle yatağıma uzandım ve bir sonraki günü bekledim.
Sabah uyandığımda tarih yine 1 Mart’ı gösteriyordu. Saatin yanlış gösterdiğini düşünüyordum fakat doğruydu. Ama o gün sokakta bir kedi bile görmedim. Sonrasında kafeye gittim ve herkesin insan olduğunu gördüm. Hem mutlu hem de şaşkındım. Bu kadar olayı ben insanlara nasıl anlatacaktım?
