O gün asla inanamayacağım bir şey oldu. Sabah uyandığımda dünkü haberleri düşünmeden duramadım. Eğer ne oldu diye sorarsanız, haberlerde uzaydaki bir astronot yeni bir gezegen keşfetmişti. Gezegen mor renkte göz alıcı mavi ve yeşil neon rengi halkaları ile herkesi büyülemişti. Onu görmeyi çok istediğimi annem ve babam bana bir sürpriz hazırlamışlardı. Gece olduğunda beni Ankara’daki gözlemevine götürdüler ve teleskoptan gözyüzüne bakmamı istediler. O an gökyüzüne baktığımda gözlerime inanamadım, gezegen göz alıcı bir şekilde parıldıyordu ve diğer gezegenlerden çok daha büyüktü. Teleskoptan başımı indirdiğimde görevliler bana gezegene isim koyabileceğimi söyledi. Birkaç dakika düşündüm ve en sonunda ismi buldum; Mineo! Bu isim ilk başta bana garip geldi ama çevremdeki insanlar bu ismi beğenince ben de ismi hoş karşıladım. Bu ismi çok beğenen ve Mineo’yu keşfeden astronot benimle tanışmak istiyordu!
Hafta sonu tekrar gözlem evine gittik ve oradaydı, kapıyı açtım ve onu karşımda gördüğümde kalbim yerinden çıkacak sandım. Ben de büyüyünce Astronot olmak istiyordum. Yarım saat sohbet ettikten sonra astronot bana son teknoloji ürünlerden yararlanıp birlikte uzaya çıkabileceğimizi söyledi. Bunu duyunca kulaklarıma inanamadım ve astronot olma hayalimin gerçek olacağına inandım. Bunun için çok çalıştım ve asla pes etmedim.
Birkaç ay sonra işte o gün gelmişti. Sonunda uzaya çıkıp Mineo gezegenini görebilecektim. Her şey hazır olduğunda kalkışa başladık, birkaç dakika sonra gezegene ayak basan ilk ve en küçük insan olmuştum. Oradaki her şeyi görüp keşfetmeliydim. Birkaç veri analizi yaptıktan sonra sıra eğlenceye gelmişti. İlginç bitkiler keşfedip yeni hayvanlar buldum. En sonunda eve döndüğümde yanımda evcil hayvan olarak bir Glork getirmiştim. Glork mor neon renkte, küçük, yumuşak, uzun tüyleri olan 2 ayak ve 1 küçük kuyruklu minik bir tüy topuydu. Onunla çok eğleniyorduk ve astronot olduğumda bu nesli koruyacağıma söz verdim.
