Bu yaşananların hepinizi şok edeceğine çok eminim. Ben bile hala durumu idrak edebilmiş değilim. Normal bir pazar akşamıydı. Her zamanki gibi telefonuma baktıktan sonra ışığımı kapatıp uykuya daldım.
Sabah uyandığımda elimi normalde sağımda duran sehpanın üstüne götürüp telefonumu almaya çalıştım. Ancak ortada sehpa yoktu. Gözlerimi henüz açamadığım için bir süre bekledim. Gözlerimi açtığımda gördüğüm şey beni hayrete düşürdü. Burası deniz manzaralı bir odaydı ve buranın benim evim olmadığı kesindi.
Sağa sola bakındım telefonumu bulmaya çalıştım fakat hiçbir yerde yoktu. Derken aşağıdan ayak sesleri gelmeye başladı. Bu insanların kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Ortalığı karıştırarak burayla ilgili birkaç bilgi bulmaya çalıştım ancak hiçbir şey yoktu.
Tek çarenin aşağı inmek olduğunu kabullenmek istemiyordum. Odada dönüp duruyordum. Aşağıdan sesler gelmeye devam ediyordu fakat yukarıya hiç çıkmıyorlardı. Bir saat kadar bekledikten sonra kapıyı araladım ve yavaşça aşağı indim. Bir de ne göreyim! Tüm arkadaşlarım, ailem ve akrabalarım aşağıda gülüşüyorlardı.
Anneme seslendim. İrkilerek bana baktı ve her şeyi anlattı. Meğer bu sahil evine kardeşimin doğum gününü kutlamak için gelmişiz. Odada geçirdiğim o iki saat boyunca kurduğum tüm senaryolara şu an gülüyorum.
BİR SAHİL EVİ HİKAYESİ
(Visited 14 times, 1 visits today)
