Her gün yeni bir biz yaratıp o yeni benliğin hayatını yaşayabilir miyiz? Yoksa bizim şu ana kadar olan davranışlarımız hem hayatımıza ham de benliğimize yön mü verir? Günlük yaşamımıza ve kişiliğimize nelerin yön verdiğini iyice araştırmamız hem iç huzuru bulmak hem de kendimizi sevdiğimiz özelliklerle donatmak için hayatidir. Bunun yanı sıra nereye ait olduğumuzu bulmak için sağladığı fayda büyüktür. Ancak alışkanlıklarımıza boyun eğerek mi yaşarız yoksa her gün farklı şekilde davranmak mümkün mü?
Çoğu kişinin sorumluluklarından, tanıdıklarından, hayatından ve kendinden kaçmak istediklerini sesli bir şekilde dile getirdikleri duyulmuştur. Bu, beynimize kısa bir süre içinde sinir sistemimize çok fazla “tehlike uyarısı”nın gitmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bazen sadece bunalmış gibi görünse de panik ataklara kadar yükselebilen bir durumdur. Bu uyarılar çoğu zaman bir yırtıcının ortaya çıkmasıyla değil, bir projeyi, sınavı, ödevi yetiştirmeye çalışırken çıkar. Bunlar bir mesajın ya da aramanın zil sesi ile ya da bir yabancının sana bakmasıyla bile oluşabilir. Karşımıza çıkan uyaranlar bir gün adeta yeniden doğma isteği uyandırır.
Peki bir gün uyanıp da ben yeniden doğdum! bambaşka biriyim artık. Diyebilir miyiz? Öncelikle, geride bıraktığımız bir iş, okul var. Belki yarım bırakılmış bir proje, belki cevabı olmayan bir soru. Sorumluluklarımız var. Belki bir çocuğumuz, kedimiz… Belki ilişkini kesmek istediğin insanlar var. Çoğu insan için bu ilişkileri bitirmek belli sebeplerden ötürü kolay değil. Kişiliğimize gelmişken, insanın hayatı boyunca denemediği, ya da deneyip de etrafından olumsuz geri dönüş aldığı bir işi, davranışı yapması, bir yeteneği sergilemesi çok zordur. Alışkanlık haline gelen davranışlarımızdan kurtulmak zordur. Tik haline gelmişleri ise durduramayız. İnsanın komfort alanından çıkması yeterince zorken her sabah “yeni bir ben” yaratmak imkansıza yakındır.
Değişmek imkansız mı? Zordur, ama imkansız değildir. “Beni ne mutlu ediyor?”, “Olumsuz yönlerim ne?” gibi sorularla kendimizi gözlemleyip istemediğimiz alışkanlıklarımızın yerine sevdiklerimizi koyarak kendimizi değiştirebiliriz. Bu süreçte sevdiklerimiz ve kötü özelliklerimiz konusunda şeffaf davranmak ve kendimizi anlamak en önemlisidir. Doğru alışkanlıkları belirlemek ve kendimize kötü gelenleri saptamak da neredeyse eşit öneme sahiptir.
