BULUTLARI İZLEMEK

Bir gün, küçük ve sakin bir kasabanın tek doktoru olan Mehmet Bey’in kızı İrem, evlerinin bahçesinde oyun oynuyormuş. Kasabada başka çocuk olmadığı için çoğu zaman yalnız kalıyor, akşama kadar bahçede kendi başına vakit geçiriyormuş. İp atlıyor, meyve topluyor, bulutları seyrediyor ve annesinin ona verdiği küçük görevleri yerine getiriyormuş. Ancak akşam babası eve geldiğinde tüm yalnızlığı sona eriyor, birlikte oyunlar oynuyor ve keyifli vakit geçiriyorlarmış.

İrem’in en sevdiği oyunlardan biri, bulutları farklı şekillere benzetmekmiş. Ancak bu oyunu akşamları oynayamıyormuş çünkü karanlıkta bulutlar net bir şekilde görünmüyormuş.

Bir akşam bu durumu babasına anlatınca, Mehmet Bey gülümseyerek şöyle demiş:
“Yarın seni özel bir yere götüreceğim. Hazırlan, tamam mı?”

İrem çok heyecanlanmış ve sabahın bir an önce olmasını sabırsızlıkla beklemiş. Nihayet sabah olmuş! İrem erkenden uyanıp giyinmiş ve babasıyla yola çıkmışlar. Babası, onu yemyeşil bir piknik alanına götürmüş. Orada örtüyü serip uzanmışlar ve saatlerce gökyüzündeki bulutları izlemişler. Birlikte bulutları farklı şekillere benzeterek kahkahalarla oyunlar oynamışlar.

O gün, İrem bulutlara daha da hayran kalmış ve içinden şöyle geçirmiş:
“Eğer bir bulut olsaydım, her zaman çocuklarla oynardım.”

Bu güzel günü unutmayan Mehmet Bey, kızını daha sık bu çimenlik alana götürmeye karar vermiş. İrem artık yalnız hissettiği günlerde bile bu güzel anıyı hatırlayarak gülümseyebilmiş.

(Visited 7 times, 1 visits today)