Çocuklara Zeka Testi Yapılmalı Mı?

 

Son yıllarda çocuklara uygulanan zekâ testleri, birçok ailenin ve eğitimcilerin gündeminde önemli bir yeri var. Ancak ben, zekâ testlerinin çocuklar açısından yarardan çok zarar getirdiğini düşünüyorum. Çünkü bu testler, çocukların gerçek potansiyelini tam olarak yansıtamaz, aksine onları küçük yaşta etiketler ve gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebilir.

Öncelikle, zekâ kavramı çok görecelidir. Bir çocuk matematik dersinde zayıf olabilir ama resim yapmada, sporda  ya da insan ilişkilerinde çok güçlü bir yeteneğe sahip olabilir. Oysa zekâ testleri çoğunlukla sayısal ve sözel becerilere odaklanır. Böyle olduğunda çocuk, sadece belirli alanlarda değerlendirildiği için zeki ya da ortalama gibi söylemlere maruz kalır. Bu etiketler ise çocukların özgüvenini ya çok şişirir ya da demoralize eder.

Bir diğer sorun, zekâ testlerinin çocukları fark etmeden bir yarışın içine sürüklemesidir. Aileler, çocuklarının puanlarını diğerleriyle kıyaslamaya başlar. “Benim çocuğum üstün zekâlı çıktı”  gibi ifadeler, hem çocuklar arasında gereksiz bir hiyerarşi yaratır hem de ebeveynlerin üzerindeki rekabeti arttırır. Oysa çocukluk dönemi, yarış değil keşif zamanıdır. Her çocuk kendi hızında öğrenir, gelişir ve büyür. Doğru zaman ve şekil her çocukta farklıdır ve kıyaslanamaz.

Ayrıca, çocukların zekâsı sabit bir şey de değildir. Deneyimlerle, çevreyle, ilgiyle ve sevgiyle sürekli değişir, gelişir. Dört yaşında yapılan bir testin sonucu, sekiz yaşındaki bir çocuğun potansiyelini asla tam olarak gösteremez. Fakat o testin sonucu, çocuğun eğitim yolculuğunu, öğretmenlerin ve ebeveynlerini manipüle ederek başka yerlere götürebilir. Bu da çocuğun geleceğini gereksiz yere kısıtlar.

Çocuklara zekâ testi yapmak yerine, onların ilgi alanlarını, meraklarını ve  yeteneklerini gözlemlemek çok daha mantıklıdır. Onlara soru sorma, deneme ve hata yapma özgürlüğü tanımalıyız. Çünkü gerçek zekâ, testlerle değil; çocuğun hayal gücünde, merakında ve ilgi alanında saklıdır.

Sonuç olarak, çocuklara zekâ testi yapmak yerine, onların gelişimini destekleyen, özgüvenlerini besleyen ve potansiyellerini özgürce , çekinmeden ortaya koyabilecekleri bir eğitim anlayışını benimsemeliyiz. Her çocuk kendine özgüdür.  Dolayısıyla bir test puanına sığmayacak kadar eşsiz ve değerlidir. Sizde çocuklarınıza baskı yapmadan ve onları kısıtlamadan, yetenekli oldukları yerde desteklemelisiniz.

(Visited 9 times, 1 visits today)