Çocukken hep uçağa binmek istemişimdir. Bulutların içinden geçmek istemişimdir. Sorumluluklara dokunmak da istemiştim. Büyüdükçe ise onlara dokunamayacağımı anlamıştım. Ama eğer bir kişi sorsa “Bulutları da okumak ister misin?” diye, evet derim. Çünkü bulutları o kadar çok merak ediyorum ki onları da okumak istiyorum.
Eğer bir bulut olsaydım tüm dünyayı gezerdim herhalde. Bulutlar… Evet, hava, su gibi maddelerden oluşuyor ama onlara dokunmak istiyorum. Nasıl bir his olduğunu merak ediyorum. Herkes diyor ki “Hiçbir şey olmayacak, uçacak, gidecekler.” Belki de bu olacak, evet, ama bir kere olsun elime bulut değecek. Bence çok büyük bir şey istemez miydiniz böyle? Bulutlara dokunmak! Şahsen ben bulutlarda zıplamak bile isterim. Size biraz çocukça geliyor olabilir ama bu benim çocukluk hayalimdi.
Peki, sizin çocukluk hayalleriniz neler? Mesela, benim gibi bulutlara dokunmaktan daha büyük bir şey olacağını umuyorum. Çünkü bazen imkansız şeyleri hayal ediyoruz, tıpkı benim gibi. Size mutlu edici bir şey söyleyeyim mi? Ben uçağa bindim. Tabii ki de bulutlara dokunamadım ama bir çocukluk hayalimi gerçekleştirdim. Uçağa bindim. Çocukken o kadar çok heyecanlanmıştım ki, “Bineceğim, bineceğim!” demek istemiştim. Ama uçakla binerken içimde hiç heyecan kalmamıştı. O yüzden lütfen hayalinizin peşinden koşun. Ben üstüne durmadım, bana dediler ki, “Olacak, götüreceğim seni.” Ama götürmediler! Sonunda 3 yaşımda, 12 yaşımda bindim ama içimdeki o heyecan, o heves bitmişti.
