Ali adında yedi yaşında bir çocuk varmış. Bir gün Ali çok heyecanlıymış çünkü bisiklet kullanmayı yeni öğrenmiş ve bugün alacağı bisikleti parkta sürecekmiş. Vakit gelince Ali istediği yeşil bisikleti ailesiyle beraber gidip satın almış. Sonrasında hazırlanmaya gitmişler. Ailesi Ali’ye kask, dizlik ve kolluk takmasını söylemiş ama Ali dinlememiş. Sonrasında ailesi Ali’ye bunları tak ki düşersen bir yerin acımasın hem zaten daha iyi bisiklet kullanınca takmazsın demiş. Buna karşılık olarak Ali onları takmama gerek yok ki, ben zaten çok iyi bisiklet sürüyorum diyerek böbürlenmiş. Böylece ailesinin sözünü dinlememiş ve hiç bir ekipman takmadan yeni bisikletini alıp parka gitmiş. Sonrasında bisikletini sürmeye başladığı ilk iki tur Ali’ye hiç bir şey olmamış ancak üçüncü turda Ali’nin önüne bir ağaç çıkmış ve bisikletini durduramayıp düşmüş. Sonrasında zavallı Ali’nin canı çok acımış ve ailesiyle beraber hastaneye gitmiş. Doktor Ali’ye bacağının kırıldığını ve bir ay boyunca bisiklet süremeyeceğini söylemiş. Bunu duyan Ali çok üzülmüş. Bir ay sonra Ali tekrar sağlığına kavuşmuş. Ama artık Ali spor yaparken çok daha fazla tedbirliydi. Hatta gerekmemesine rağmen Futbol ve basketbolda bile kask ve dizlik gibi ekipmanlar kullanmış. Ali’nin bu hareketlerini babası ” sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer ” atasözüne benzetmiş.
Ders Çıkartmak
(Visited 3 times, 1 visits today)
