DJ Carrie’nin Hesaplaşması

Ben DJ Carrie’yim ve uzun zamandır Tek Gözlüler Çetesi’nden kaçmaya çalışıyorum. Uzun süre tek başıma direndim. Bu çetenin üç üyesini, beni öldürmemeleri için etkisiz hâle getirmekten başka bir suçum yoktu. Onlarsa benim her şeyimi almışlardı. Tek başıma onlarla baş edemeyeceğimi anlayınca arkadaşlarım Waffle, Emma, Karl ve Auden’ı bu işin içine dahil etmek zorunda kaldım. Şimdiyse çetenin güncel lideri ve bir şekilde benim ezeli düşmanım olan Joy, tek gözüyle hem benim hem de onların peşindeydi.

Joy, tek gözünü bilerek kaybetmiş, mistik güçlere sahip bir kızdı. Emma’yı duvarın kenarına savurdu ve büyük bir hata yaptı. Çünkü Emma bir keskin nişancıydı. Tam o sırada Joy, onun tüfeğini kullanılamaz hâle getirdi. Ardından psişik gücünü kullanarak Auden’ı da duvara doğru itti. Waffle, Emma’nın tüfeğini fark etti. Şansımıza sadece nişan almayı zorlaştıracak kısmı zarar görmüştü. Tüfeği hemen Emma’ya ulaştırdı. Emma ateş etti ve Joy’u durdurmayı başardı; ancak beklediğimiz etkiyi göremedik.

Karl’la birlikte ona doğru hamle yaptık ama Joy ikimizi de kolayca geri püskürttü. Ortam giderek ağırlaşıyordu. O sırada Emma, rutubet kokulu koridorun sonunda bir şey fark etmiş olmalıydı ki adımı seslendi. Ben ise neredeyse hiçbir şey duymuyordum. Sanki beni yargılayan Joy değil, geçmişimdi. Bu karmaşanın içine sürüklediğim insanlar için duyduğum suçluluk içimde yankılanıyordu.

Joy yanıma yaklaştı ve kulağıma fısıldadı:
“Tüm bunlara değdi mi, Moony?”

Gerçek adımla hitap edilmesi beni sarstı. Ardından ekledi:
“Bizi bu duruma sürüklemeye değer miydi?”

Bu sözler dikkatimi topladı ve tekrar bulunduğum ana döndüm. Emma’nın sesi yankılandı:
“Carrie, zayıf noktasına odaklan!”

Joy’un yakasından tutup onu geri çektim. Gücümü toparlayarak, onu tamamen etkisiz hâle getirdim. Böylece herkes için tehlike oluşturan durum sona erdi.

Sonrasında arkadaşlarımın yanına döndüm. Her zorlu görevden sonra yaptığımız gibi yaralarımızı sardık, olan biteni sindirmeye çalıştık. Konuşurken Emma’ya Joy’un zayıflığını nasıl fark ettiğini sordum. “Dürbünsüz nişan almaya çalışırken boynundaki eski bir izi fark ettim.” dedi. “Etkilenmediğini görünce, gücünün sınırlı olduğu noktayı anladım. Görünüşe göre yine doğru tahmin etmişim.”

Dördümüz birden ona hayranlıkla baktık.

(Visited 13 times, 2 visits today)