Doğayı korumak büyük ve zor işler gerektiriyormuş gibi görünebilir ancak aslında bu süreç küçük alışkanlıklarla başlar. Ben de “Ne yapabilirim?” diye düşünerek hem okulda hem de evde uygulayabileceğim basit ama etkili yöntemler geliştirdim. Yaptığım bu küçük değişikliklerle gerçekten fark yaratılabileceğini gördüm.
Okulda ilk olarak kalemliğimi düzenledim. Yeni plastik kalemler almak yerine elimdekileri sonuna kadar kullanmaya özen gösteriyorum. Kurşun kalemlerimi küçüldükçe kalemtıraşla açarak israf etmiyorum. Beslenme çantamda artık tek kullanımlık poşetler yok; sandviçlerimi bez kumaşlara sarıyor, suyu da matarada taşıyorum. Sınıfta teneffüslerde ışıkları kapatmaya, yazıcıdan gereksiz çıktı almamaya ve kâğıtların arka yüzlerini karalama defteri olarak kullanmaya dikkat ediyorum. Ayrıca ders notlarını fotokopiyle çoğaltmak yerine, arkadaşlarımla dijital olarak paylaşıyoruz.
Evde ise aileme geri dönüşüm kutusu yapmayı önerdim. Plastik, cam ve kâğıt atıkları ayrı ayrı topluyoruz. Atık pilleri biriktirip okuldaki pil toplama kutusuna atıyorum. Dişlerimi fırçalarken ve sabunlanırken musluğu kapatıyorum. Alışverişe giderken bez çanta ve file torba kullanıyoruz. Balkonda sebze yetiştirerek hem doğayla iç içe oluyor hem de emek vermenin değerini öğreniyorum.
Sonuç olarak, doğayı korumak bana sorumluluk bilinci kazandırıyor ve kendimi daha iyi hissettiriyor. Küçük adımların zamanla büyük değişimler yaratacağına inanıyorum.
