Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve… Tamam, tamam, tamam. Biliyorum, hikâyeye buradan başlamamalıydım, o yüzden hikâyeyi en baştan anlatayım.
Ben Aren, 10 yaşındayım ve ortaokul 5. sınıfa gidiyorum. Bazen kendimi ailem tarafından dışlanmış hissediyorum. Hele kardeşim doğduğundan beri… Tamam, onları anlıyorum ama bazen benimle de ilgilenmeliler. Sabah kalktığımda hemen duyduğum ses, kardeşimin ağlama ve bağırma sesleriydi. Hemen sessiz olmasını söyledim ama beni bir türlü annem ve babam dinlemedi. Yıllarca günüm böyle geçti ama 5 yıl sonra çok inanılmaz şeyler oldu…
Kardeşim büyümüştü ve beni doğru düzgün anlayabiliyordu. Sonra okuldaki en iyi arkadaşım (Eski en iyi arkadaşım da diyebiliriz.) beni partisine davet etti. Annem asla benim bir yere gitmemi istemezdi ama kimin umrunda? Zaten beni sevmiyorlar ki. Okul saatleri eğlenceli geçmişti. Hatta bütün yazılılarımdan 90 ve üzeri almıştım.
Şu an 15 yaşında olmama rağmen ailemin haberi olmadan onlardan para aldım çünkü bana hiç para vermiyorlar. Hatta babamın bana 100 dolar borcu vardı paramı geri vermemişti. Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve…
Evet, şimdi başından beri beklediğiniz an geldi. Bundan sonra ne oldu diye merak ediyorsanız. Evet kesinlikle ben de okuyucu olsaydım hemen ne olacağını merak ederdim ama işte beklediğiniz anı anlatayım. Işıklar yanıp sönmeye başlamıştı sanki elektrikler gitmiş gibiydi ama aslında elektrikler gitmemişti. Başka değişik bir olay yaşanıyordu. Birden kendimi sarmaşıklarla kaplanmış kocaman bir kaktüsün içinde buldum. Sonra kardeşimin şeytan bir hâlinin yanıma geldiğini gördüm. Çok korkunç gözüküyordu sanki bu bir rüyaymış gibiydi ama hayır değildi, bana bazı cümleler söyledi:
“Seni neden bu dünyaya getirdim, söyleyeyim mi? Çünkü zayıfsın, korkaksın, savunmasızsın ve çok duygusalsın. Bu dünyada cesur ve güçlü olmayı öğreneceksin. Ve unutma, bu dünyadan çıkmak için mantıklı düşünmelisin.”
Buradan kaçmak için beynimi kullanacağım. Bir derste, bazı hastaların müzik sayesinde mutlu olduklarını ve hapisten çıkmak istemediklerini öğrendik. Ve müziğin insanı çıkış kapısına yönlendireceğini öğrenmiştik. İlk başta hiçbir şey anlamamıştım, müzik nasıl okulun çıkış kapısına yönlendirecek ki diye hep düşünüyordum ama şimdi nerede yarayacağını anlamıştım. Canavarın hâlâ izlediğini görüyordum. Kaçamazdım çünkü bu evrende bir sürü yaratık vardı. Yaratık biraz daha ölümcülleşti ve beni öldürmeye çalışıyordu ama birden aileme, kardeşime, öğretmenlerime, arkadaşıma ne yaptığımı anladım. Hepsine kabaydım, onları hep kıskanıyordum, düzenbazlık yapıyordum.
Birden güçlendim. Telekinezi gücüm vardı, hemen gücümle her canavarı uzaklaştırdım ve savaştım. Sonra en sevdiğim şarkıyı söyledim ve işte çıkışı görmüştüm. Kendi vücudum oradaydı, herkes oraya toplanmıştı ve birden çıkıştan çıktığımda normal dünyadaydım. Özel gücüm yoktu ama o canavar sayesinde gerçekleri öğrendim. Hemen herkesten özür diledim ve gelecekte beni nelerin bekleyeceğinden heyecanlıydım.
