Bir sabah uyandığımda, dünyada herkesin tek bir duyguyu daha güçlü hissettiğini fark ettim: empati. Sokaktaki insanlar yürürken göz göze geldiklerinde utanmadan gülümsüyordu. Otobüste yaşlı birinin yorgunluğunu omuzlarımda, arkadaşımın üzüntüsünü kalbimde hissediyordum. Bu yoğun empati başta beni korkuttu çünkü kaçacak yer yoktu. Fakat zamanla hayatım değişti. Tartışmalar azaldı çünkü herkes karşısındakinin neye kızdığını anlayabiliyordu. Yardım istemek ayıp olmaktan çıktı. Ben de daha dikkatli konuşmayı ve dinlemeyi öğrendim.
Küçük iyilikler büyüdü; bir kapı tutmak, bir mesaj atmak bile çok iyi biri olduğunuzu gösteriyordu. Elbette acı da çoğaldı fakat paylaşıldıkça hafifledi. Bu dünyada yalnız olmadığımı, hislerin bir yük değil, bir köprü olabileceğini anladım. Zamanla şehirlerdeki sesler bile azaldı; korna seslerinin yerini sabır, acelenin yerini anlayış aldı. Okullarda çocuklar birbirlerini incitmeden oyunlar kurmayı öğrendi. Haberler daha kısa sürüyordu, çünkü acı azalmıştı.
Empati bizi yavaşlattı ama insan yaptı. Artık her sabah uyanırken daha anlayışlı olmayı hedefliyor ve dünyaya daha açık oluyorum. Bu duygunun kalıcı olması dileğiyle.
