Duyguların Gizli Rengi

Bir sabah uyandım. Dişlerimi fırçalamak için kalkıp banyoya gittim. Tam diş fırçama diş macununu sürecektim ki aynada yüzümün gri olduğunu gördüm. İlk başta çok şaşırdım. Ama hatırladım ki her duygunun bir rengi vardı. Bu yüzden yorgun olduğumu anladım ve bu çok doğruydu. Sonra giyinip aşağı kahvaltı yapmaya indim. Annemin yüzü beni görünce sarıya döndü. Beni gördüğünde mutlu olduğunu anladım. Kahvaltımı yaptıktan sonra anneme veda edip okula doğru yola çıktım. Yolda giderken gördüğüm bazı insanların yüzü sarı, bazılarının ki de griydi. Okula vardığımda kapıda beni öğretmenim karşıladı. Bana sanki bir sürprizi varmış gibi bakıyordu ama yüzü kırmızıydı. Galiba testte kopya çektiğimi öğrendi. Yüzümün pembe rengini saklamaya çalışarak okula girdim. Sınıfa girdiğimde bana gülümseyen arkadaşımın yüzünün mavi olduğunu gördüm. Hemen yanına gidip “iyi misin?” diye sordum. Beni görünce ağlamaya başladı. Öğrendim ki dedesi hastaneye kaldırılmış. Ona sarılıp teselli ettikten sonra yerime geçtim. Dersimiz matematikti, en sevmediğim ders! Umarım yüzümün mavi olduğunu öğretmenim görmemiştir. Öğle yemeği zamanı gelince kantine çıktım. Yemekte hamburger ve ayran vardı. En sarı renk ben olabilirim çünkü en sevdiğim yemek!
Öğle teneffüsünde arkadaşlarımla sohbet ederken Elif’in yüzünün bordoya dönüştüğünü farkettim. İstemeden onu kırmıştım sanırım. Hatamı telafi etmek için Elif’ten özür diledim ve yüzüne bakınca gördüm ki beni affetmişti. İkimiz de sarı renkler saçarak derse girdik.
Duyguların renklerinin olması hem güzel hem de zordu. Bazen karşımızdakinin ne hissettiğini bilmek bize yardımcı olsa da duygularımızı kendimize saklayamamak da biraz sıkıntı yaratabiliyordu.

(Visited 1 times, 1 visits today)