Duyu Organlarımıza Ne Oldu?

Bir gün uyandığımda normal hissediyordum, taa ki hapşırana kadar… Sesim bana o kadar yüksek gelmişti ki neredeyse kulaklarım patlayacaktı. Kendimi kontrol ettim. Tat alabiliyordum, nefes alabiliyordum, bütün duyu organlarım normaldi. Sadece kulaklarım çok hassaslaşmıştı.

Bayağı uzun bir süre 3-4 saat sonra anladım ki bir tek ben böyle hissetmiyordum herkes benim gibiydi. Diğer duyu organlarımız normal çalışıyordu ama sesleri işitmemiz çok değişmişti. Bir düşünsenize artık derslerde fısıldama bile duyulabileceğinden hocalar kızacak ve gizli gizli fısıldayarak konuşamayacaktık. Ayrıca çok yorgun düşerdik çünkü yüksek ses bizi yorardı.

Aynı şekilde partilerde yüksek sesli konuşmalar, müzikler, eğlenceli birçok şey kulaklarımızı rahatsız edeceği için eskisi gibi eğlenceli olmayacaktı. En azından belki bu problemi çözmek için yeni kulaklıklar üretirlerdi. “Ama sanırım o da uzun bir zaman alırdı, tahmini 3 yıl kadar. Umarım kulak zarlarımız aşırı zorlanma sebebiyle zarar görmez. Sanırım o çok sevdiğimiz gezmelerimizi artık yapamayacağız. Hayvanlar, şelaleler, akan sular, şimşekler, yıldırımlar vb. çıkardığı sesler kulağımızı sağır edecektir. Evlerde su sesleri, buhar sesleri rahatsız edebilir diye düşünceler dolanırdı aklımda.

Aaa, bir dakika! O kadar da yüksek bir sesle duymuyoruz, karıncanın sesini bile duyabiliriz diyecektim ama sanırım abartmışım. Biraz değil, bayağı.

(Visited 7 times, 1 visits today)