Edi Ve Cumhuriyet’in Macerası

O gün Edi, camdan gelen seslerle uyandı. Yataktan kalkıp pencereden baktığında herkesin bir arada olduğunu gördü. “Olamaz, oyun saatini kaçıracağım!” diyerek hızlıca giyindi ve heyecanla dışarı koştu.

Arkadaşlarının arasına girip oyun oynamaya çalışırken bir ses duydu: “Ben Cumhuriyet’im! Atatürk’ün en yakın arkadaşıyım. Çabuk beni ona götürün!” Edi önce bunun bir şaka olduğunu düşündü, ama sesi daha önce hiç duymamıştı ve sahibini tanımıyordu.

Sesin geldiği yöne dönerek cesurca, “Cumhuriyet ve Atatürk’le dalga geçilmez,” dedi. Cumhuriyet, Edi’ye bakarak merakla, “Sen bana gerçek olmadığımı mı söylüyorsun?” diye sordu. Edi, ona kibarca kendisini açıklamaya çalıştı: “Seni daha önce hiç görmedim, bu yüzden tanımıyorum,” dedi.

Sonra birlikte Atatürk’ü ziyaret etmek için Anıtkabir’e gittiler. Edi, Cumhuriyet’e Anıtkabir’i gezdirirken Cumhuriyet gözlerini dört açmış, merakla etrafa bakıyordu. Her köşe, her heykel ona Cumhuriyet’in değerini hatırlatıyordu. Fakat Atatürk’ü göremediği için biraz üzgündü; çünkü onu görmek için gelmişti. Edi, Atatürk’ün savaş sırasında yeterince beslenemediğini ve sigara içtiğini anlattı. Cumhuriyet, Edi’ninanlattıklarını dikkatle dinledi ve Atatürk’ü düşünerek gözleri parladı.

Günün sonunda Edi ve Cumhuriyet birbirlerine sarıldılar. Artık onlar sadece arkadaş değil, aynı zamanda birbirlerine güvenen ve birbirini anlayan iki dost olmuşlardı. Ve sonsuza kadar arkadaş olarak kaldılar.

(Visited 4 times, 1 visits today)