Eğitim, uzun bir yolculuktur. Bu yolculuk içinde bireyin önceden planlanmış olarak davranışlarında değişiklik meydana getirmesi amaçlanmıştır. Belirli bir hedef olmadan eğitim olmaz. Bu yüzden bireyde davranış değişikliği olmazsa eğitim de olmaz.
Karşımızda iki ayrı görüş bulunmaktadır. Ben düşüncemi bir örnekle açıklamaya çalışacağım.
Eğitimi davranış değişikliği olarak düşünürsek ve bunun uzun süreli ve planlı yapıldığını kabul edersek özgür yaratıcılığın kısıtlandığına dair ortak bir düşünceye varabiliriz. Örneğin, küçük bir çocuk resim yaparken bir eğitim almadıysa bir fili ya da güneşi istediği renk ve şekilde çizebilir. Ancak okula başlayıp eğitim aldıktan sonra fili gri, güneşi ise yuvarlak ve sarı çizmeye başlar. Bu örnek, yaratıcılığın kısıtlandığını gösterir.
Eğitim, insanın toplumsal sorumluluklarını anlamasına kesinlikle yardımcı olur. Eğitim, bireylerin birbirleriyle daha iyi anlaşmasına ve toplumsal sorunların üstesinden gelmelerine katkı sağlar. Eğitimli insanlar, toplumun iyi yönde ilerlemesine yardımcı olurlar. Böylece ülkelerin kalkınması, eğitimli insanların artmasıyla mümkün olur.
Kısaca, daha iyi bir eğitim, daha iyi ve refah içinde bir toplumda yaşamamızı sağlar.
Ben, “Eğitim, insanın toplumsal sorumluluklarını anlamasına yardımcı olur.” düşüncesini destekliyorum.
