Arada aklıma çocukluk anılarım geliyor. Örneğin en zaman okul birincisiydi, ve beni her zaman desteklerdi. Mustafa disiplinli, çalışkan, pratik, zeki bir öğrenciydi. Örneğin bir gün mahallemizde Mehmet adındaki kötü çocuk Ahmet’e kötülük yapıyordu, Mustafa bu olayı görünce hemen yardıma koşmuştu. Bir de oyun oynarken hep o lider oluyordu. Benimle hep beynimizi geliştirecek şeyler yapardı, mesela Selanik’teki en meşhur parkta bize uğurlu gelen ağacın altında kitap okurduk. Her zaman o bana bir şey öğretmezdi, ben de ona öğretirdim. Mustafa’nın beyni hep yeni şeyler öğrenmeye açıktı. Ona “bu Arap alfabesini okumak da yazmak da çok zor, keşke daha basit bir alfabemiz olsa” demiştim. O da “çok mantıklı, bunu büyüyünce büyük adam olursam bu fikrini yerine getireceğim” dedi.
Bir gün birbirimize büyüyünce ne olmak istediğimizi sorduk. Ben mühendis olmak istediğimi söyledim. Ahmet güldü ve bana “kızlardan mühendis olmaz! Kız dediğin evde oturur, çocuklara bakar” dedi. Mustafa hemen araya girip “ben asker olacağım, kız ve erkeklerin eşitliğini sağlayacağım” dedi.
Bu kadar kısa sürede bunu başarabileceği kimin aklına gelirdi ki?
iyi arkadaşım Mustafa, dünyanın en güzel arkadaşıydı. Hiç bir zaman bana kötü bir şey yapmadı. Her
