En Sevdiğim Kitap

  Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi. Sokağın sonunda bir adam gördüm. Garip bir şey yapıyordu, sanki lambalardaki ışıkları bir cihazın içine çekiyordu. Eğer bir aksiyon filminde olsaydım, adamın yanına gidip onunla konuşurdum ama bir aksiyon filminde değildim ve o adam da Dumbledore değildi. Bu yüzden eve doğru yürüdüm ancak içimdeki huzursuzluk geçmedi.

  Otobüsten ineli yarım saat olmuştu. Merakıma yenik düşüp pencereden bakmaya karar verdim. Tam perdeyi açarken adamın yüzüyle karşılaştım ve büyük bir çığlık attım. Bir anda yan komşum yanıma geldi ve ne olduğunu sordu. Ben de bir şey olmadığını söyleyip onu gönderdim ancak kapıyı kapatmak için açtığımda, kapının önünde bir kutu gördüm. Kutunun içinde yavru bir köpek vardı.

  Tam o sırada annemin bağırışını duydum: “Haydi artık, ışığını söndür!”
  Gözlerimi açtığımda kucağımda en sevdiğim kitap olan Harry Potter vardı. Meğer hepsi bir rüyaymış.

(Visited 5 times, 1 visits today)