Günümüzde yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanındaki gençler büyük bir sorunla karşı karşıyadır: dili doğru kullanamamak. Özellikle Türkiye’de, basit kelimeler için bile İngilizce terimler kullanan kişilerin sayısı oldukça fazladır. Kısaltmalar kullananlar da cabasıdır. “Kanka” yerine “knk”, “canım” yerine “cnm”, “kusura bakma” yerine “kb” gibi ifadeler yaygın olarak kullanılmaktadır. Hatta “merhaba” gibi basit bir kelimeyi bile “mrb” şeklinde yazanlar vardır. Kabul edelim, bizler de zaman zaman bu tür kullanımlara başvuruyoruz.
Gençlerin %70–80’inin WhatsApp, Instagram, X gibi uygulamalarda bu kısaltmaları aktif olarak kullandığı görülmektedir. Zaman kazanma isteği ve grup içi aidiyet gösterme, bu kelimelerin kullanım amaçlarından bazılarıdır. Elbette popüler kültürün de önemli bir etkisi vardır. “Ergen jargonu” olarak da adlandırılan bu kullanım biçimi, özellikle 13–24 yaş aralığındaki bireyler arasında yaygındır.
Bu durum tamamen “yanlış” olarak değerlendirilmese de dil becerilerinin bir noktadan sonra geliştirilmesi gerekmektedir. Peki, bunun için ne yapılabilir? Öncelikle kelimelerin yutulmasının önüne geçilebilir. Evet, “kelime yutmak” genellikle sözlü iletişimde kullanılan bir kavramdır ancak sürekli kısaltma kullanmak, yazılı dilde de benzer bir etki yaratmaktadır. Bunu önlemek için dil kursları düzenlenebilir, gençlere hitap eden içeriklerle bu jargon düzeltilebilir. Böylece doğru iletişim için gerekli olan en önemli unsurlardan biri olan anlaşılabilirlik de sağlanmış olur.
