Günümüzde eriyen buzulların hızının giderek arttığını herkes biliyor. Peki ya sizce bunun sonuçları ne kadar büyük olabilir?
Güney ve kuzey kutuplarındaki buzulların erimesinin temel sebepleri; insan sayısının artması temel olarak, karbon emisyonunun artmasıyla sera gaz birikiminin yüksek sıcaklık artışları sebep olmaktadır. Hatta bu sıcaklık artışı 2003 yılına kıyasla günümüz 2025 yılında tamı tamına 3 kat artmıştır. ani, tabiri caizse resmen çıldırmışçasına tahrip ediyoruz. Bu da haliyle bizi resmen bir kaosa sürüklüyor. Bireyler -önceki blog yazılarımda da bahsettiğim gibi- bunun önüne bir nebze de olsa önüne geçmek için eğitime kendinden başlamalı ve de kendi dünyasındaki bu sorunu çözmeyi başkalarında aramamalı, kendince etkili olarak kabul ettiği yöntemi geliştirerek bunu ilke edinmeli, çevresindekileri de sonrasında bu ideali gerçekleştirmeye yanına çağırmalıdır. Bu blogda da üzerine duracağım bir konu olan buzulların erimesinin etkilerin den en büyüğü de dünyadaki okyanusların oksijen seviyesinin ciddi manada azalması. Bu şöyle gerçekleşiyor, dünyanın kutuplarındaki sıcaklık düşüklüğü sıcaklığın daha yüksek olan bölgeler ile aralarında bir su akışı gerçekleştirirler. Bu akış suyun her tarafına (sığ olduğu bölgelerine de) oksijen iletilmesine olanak tanır. bu nedenle sudaki canlı popülasyonu stabil kalabilmekte ve canlılar oksijene ulaşabilmektedir. Fakat buradaki ısı farkı akımın gücü ile beraber azalırsa oksijen ülkemizin kıyılarının bulunduğu Karadeniz gibi bölgelerden başlayarak sularımızdaki oksijen seviyeleri bölge bölge azalacak, bu da oksijen üretiminin %70’ini karşılayan algleri besinsiz bırakacağından dolayı öldürecek ve biz de oksijene ulaşamayacak hale geleceğiz.
Uzun lafın kısası, dünyamızı korumayı bilmeli, özellikle de küresel ısınma konusunda dikkatli davranmalıyız. Umarım ki yazdığım bu yazı size önlemler almak için bir başlangıç noktası olsun. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…
